'Sonrasında yine aynı sokaklar, aynı insanlar, kalabalığa karışan simidin kokusunu duymayan yorgun kasabalar, telaşlı koşuşturmalardı. Aynıydı, değişecek gibi de durmuyordu, kimse için önemi yoktu. Belki onun için bile önemi yoktu, mühim de değildi diyordum; kaldı ki birileri için çıkarttığımız yüzler çoktan eskimişti. Kaldı ki geçmişin onca ağır yükünü kimseden çıkarmaya da niyetim yoktu; kimsenin de benden çıkarmasına verecek izin kağıdım.' ...cümlelerimin ağırlığını tartamamam gıbı...bana bişeyler söyle ve cümlelerinin kaç gram olucağına sen karar ver...eskıttığımız anlar yıtırdığımz zamanlar olmak istemediğimiz insanlar yaşamak istemediğimiz durumlar...herşey karman çorman olmuşken şimdi ne yapmalıyım bilmiyo gibiyim...başka bı şehre gerek var bu yollar fazla tanıdık olmaya başladı...en yakınım yabancılaşırken hiç bişeye inancım kalmıyor gibi...o kasabayı özlemek gibi...o kadının mutsuzluğunu içinde hıssetmek gibi...vazgeçmek gibi...nedenını bılmemek gıbı...koşmak gibi yoru...