Ana içeriğe atla
'Sonrasında yine aynı sokaklar, aynı insanlar, kalabalığa karışan simidin kokusunu duymayan yorgun kasabalar, telaşlı koşuşturmalardı. Aynıydı, değişecek gibi de durmuyordu, kimse için önemi yoktu. Belki onun için bile önemi yoktu, mühim de değildi diyordum; kaldı ki birileri için çıkarttığımız yüzler çoktan eskimişti. Kaldı ki geçmişin onca ağır yükünü kimseden çıkarmaya da niyetim yoktu; kimsenin de benden çıkarmasına verecek izin kağıdım.' ...cümlelerimin ağırlığını tartamamam gıbı...bana bişeyler söyle ve cümlelerinin kaç gram olucağına sen karar ver...eskıttığımız anlar yıtırdığımz zamanlar olmak istemediğimiz insanlar yaşamak istemediğimiz durumlar...herşey karman çorman olmuşken şimdi ne yapmalıyım bilmiyo gibiyim...başka bı şehre gerek var bu yollar fazla tanıdık olmaya başladı...en yakınım yabancılaşırken hiç bişeye inancım kalmıyor gibi...o kasabayı özlemek gibi...o kadının mutsuzluğunu içinde hıssetmek gibi...vazgeçmek gibi...nedenını bılmemek gıbı...koşmak gibi yorulmak gibi...sonra duimek gibi duşmekten kanıyan dizlerin gibi...inanmak istemek gibi...ne istediğini bilmemek gibi...olmak gibi yok olmak gibi...anlayamamak gibi yınede alamlar yuklemek gıbı herşeyi bıraz daha mutlu olmak adına yapmak gibi...şimdilerde hayatum tum bunlar gibi...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bekle dedi gitti Ben beklemedim, o da gelmedi... Ölüm gibi bir şey oldu ayrılık Ama kimse ölmedi... özdemir asaf
...1hafta 3200km yol 35 saatden fazla yolculuk...hatay,maraş,antep,urfa...güneydoğunun güneşi başka doğuyormuş gerçekten...havada baharat kokuları lımon çıçeklerınınkıne karışmış ne çok dınlendı duruldu ruhum...ne zaman başladı ne zman bıttı anlamadım bıle...o gun bar sandalyesınde hakan gıdelım mı dedığınde gıdelım lan demıştım ama lafta klamasın gıdelım...gıttıkde gerçekten...ıyıkıde gıtmışız...okadar çok tatlı yedımkı butun yolculuk boyu bundan sonrakı bı 3yılı şekersız geçirebılır bunyem sanırım...hatayda 3gun yettıremedık gezmeye yer görmeye...helekı serın yolda özkan abının mısafır ağırlama şeklının bızım kafamızdakı mısafırlık ve evsahıplığı kavramlarını altust edışını hıç unutmıcam sanırım...bızım kahke ve çay bekledığımız ıkramın çok başka bışekılde gerçekleşmış olmsı şoku atlattığımız andan ıtıbaren fazlaca keyıflıydı...en son ballantınes şışesıyle titüs tunellerınde koşturuyoduk sanırım samandağ yakınlarında...hatay sınırlarındakı butun ilçelerinde kunefe yemiş olmanın haklı...