Ana içeriğe atla

Kayıtlar

çok kızgınım aslında ona çok kırgınım birmilyon bilmem kaçtane parça var belkide içime batan...geçenlerde kaybettim sandığım küçücük bişey için okadar telaşlandım üzüldüm ki anlatamam...yıllardır cüzdanımda taşıdığım küçücük birşey...farkettimki niye bunca zaman onu orada sakladığımı hiç düşünmemişim...ve sonra kaybettım sanıp onca üzülüşüme şaşırırken de düşündüm bi yandan niye diye...onca yaşanmışlık onca çocukça an onca dostluk onca şey saklı küçücük şeyin içinde ve dostluğumuz boyunca söz vermiş oluşumdan sonrasında da birgün onca kırkgınlığa rağmen denk geldiğimizde verebilmek için saklamışım...halada saklıyorum...kimbilir neler değişti hayatlarımızda neler oldu ne fırtınalar ne kasırgalar ne yıkılışlar ne direnişler...hep uzakta kaldık belkı ıyı bıle ettık bunca zaman geç bıle kalmıştık...yinede bazen dostluğumuza haksızlık etmışız gıbı hıssetmıyor değilim...çocukmuyduk şımdı buyumuşmuyduk...geçmiş zamanlarımı hatırlatıyor bana lakin hiç kinlenmedim hiç bilenmedim ona...haksızlık...
hızına yetişemiyor hayat insaf et biraz...herşey çok hızlı...henüz yazdı ve deniz kokulu kıyı kasabası hayallerimiz vardı yatağımızın baş ucunda...sonra birden telefonlar yollar gittiler geldiler derken birde baktımki kitapları yatağı yorganı butun ıvır zıvırımızı kolilere doldurup taşımışım hayataımızı...günlerdir ev taşı yerleştir eşya al taksit yaptır dolap yerleştir perde as he bunun yanında birde işe başlamış olmak hayatı oldukça kalabalıklaştırdı bir anda...aynı anda tanıştığın onca insanın adını ezberle birde bunu karıştırma ki insanlar seni ciddiye alsın çabası...tüm bunların yanında ortalamanın üzerinde bi mekanda ortalamanın çok üzerinde bir pozisyonda bir işe başlamış olmak oldukça keyifli...hayallere bikaç adımdan fazla yaklaşmak gibi birşey şimdilerde işim gücüm...birde pek bir mutluyum kış geldi...nasıl hoşuma gıdıyor anlatamam çiseleyen yağmur hafiften üşüten rüzgar kapalı gökyüzü...normalmidir bu his bilmiyorum keyifliyim lakin....özlediklerim var okadar...birde durup d...
insan bir yerden sonra yaşanmışlıklarımın içine edeyim diyor...biriktirme saklama huyunada baya bir sövüyor...taşınıyorum...içim dışım herbir yerim taşınıyor üstelik...her işim gibi buda telaşlı apartopar zamansız sıkıştepiş oluyor...tabaklar buraya kutular oraya kıtaplar çarşaflar fotoğraflar nereye koyacağımı bulamadığım salata kasesiyle 3oda dolaştım bugun farkına vardığımda iş işten geçmişti...hayatım nereye gidiyor bılmıyorum saldım sadece bıraktım ne oluyorsa yada olmaya çalışıyorsa engellemıyorum fazlada duşunmuyorum bırakıyorum ölece şu ara oda olmaya çabalıyor...
hayatlarımız birbirinden ayrıldığında eski birer tanıdık oluveririz birden bire...bir sabah uyanmış ve büyümüş hissediyorum kendimi düşünmeyeceğimi düşündüğüm şeylerle başbaşa buluyorum kendimi...o adam dünyaları fetedecekmiş gibiyken aynı zamanda kabuğundan ayrılamayacak kadar güçsüzmüş gibi geliyor şimdilerde...bazı şeyler bıtmek zorundadır biryerden sonra...
bazen durupta bakınca çikanın hayatımıza girdiği ilk zamanlar aklıma geliyor ürkek korkak evın dipköşesinde saklanan tüyleri bakımsızlıktan topak topak olmuş 7aylık sarı bir kız...o ürkekliğine uzaklığına rağmen nasılda hemencik herşey yoluna girivermişti biz birden beraber uyumaya başlamıştık...çika sayesinde kaç geceyi daha bir kolay geçirdim...kedi insan ruhuna iyi gelen birşey kesinlikle...yanlızlığınızı bir anda alıp yok eden hafifleten bir yanı var...hiç sevmem ben yanlızlığı...hep birilerim olsun gelen giden hep sevdiklerim olsun isterim o yüzden ne zman yalnız kalsam çika eşlik etti ruhuma...şimdi anne oldu hemde çok güzel..mucize gibi 4yavrumuz oldu...garip bişey onlara baktıkça zaman diyorum nekadar garipsin var olanlar yok oluyor yok olanlar var oluyor içinde biryerlerde... söyliyemiyorum ona ...ben gidiyorum biliyor ama bilmiyor kocaman kocaman sorunlarımız olacağını...ben yanımda göremedikçe onu yanlızlaşacağımı...o gereksiz işinden gücünden gelemiyeceğini kabullenemiyor ...
hiç gitmek istemediğim şehirleri zaman geçtikçe hep çok sevdim çok alıştım...güzel insanlar tanıdım hayalkırıklıklarım oldu aşkından ölüpbittiğim adamlar unutamadığım anlar sağlam dostluklarım oldu ve ben o şehirlerden ayrılamazmışım gıbı geldı hep...şimdi 5yıl önce içimdeki cam kırıklarından kaçıp geldiğim bu şehirden gitmek bir tuhaf etmiyor değil beni...yeni başlangıclar yapmak zorundasınızdır bıkaç zmanda bır hayatınızda bazen zorla ınatla ama yapmak zorundasınızdır işte...şimdi ben tamda öyle bi zamandayım...bılıyorum ki kalırsam çok başka gidrsem çok başka bir hayatım olacak bikaç zaman içersinde...çok zor geliyor lakin bikaç yaş daha gençken ınsanın ruhu dahabir kolay oluyor bu şehirleri arkada bırakıp belirsiz biryerler doğru ılerlemek...akşam elinde rakısıyla gelen arkadaşı çarşıda elindeki çiçeklerle dilenen ayşe teyzeyi evin balkonundan gözuken sesıne alışması aylar alan viyadüğü kötü bile olsa yaşadığın  onca anı bırakta git bilmediğin karman çorman kocaman bir şehre......
düşünme yetimi kaybetmiş gibiyim...ne olacak nasıl olacak ne zaman olacak umuruma uğramıyormuş gibi...buda bir bunalım hali sayılırmı acaba...heyecanımıda beklentilerimide yitirmiş gibiyim hatta gibi bile az kaldı bizzat öyle bi durumdayım...zaman benım dışımda sanki...çikanın bebekleri günün yemeği akşam demlenen çay he bıde zaruri dışarı çıkma anlarında ne giyeceğim tribinden daha fazla hiç bir şey yok...insanların yaşamak için paraya ihtiyacı var hatta insanların neredeyse sadece paraya ihtiyacı olduğu bi dunyada işsiz güçsüz ölece kalmış olmak düşünme yetisini elinden almış olabilirmi ki...