insan bir yerden sonra yaşanmışlıklarımın içine edeyim diyor...biriktirme saklama huyunada baya bir sövüyor...taşınıyorum...içim dışım herbir yerim taşınıyor üstelik...her işim gibi buda telaşlı apartopar zamansız sıkıştepiş oluyor...tabaklar buraya kutular oraya kıtaplar çarşaflar fotoğraflar nereye koyacağımı bulamadığım salata kasesiyle 3oda dolaştım bugun farkına vardığımda iş işten geçmişti...hayatım nereye gidiyor bılmıyorum saldım sadece bıraktım ne oluyorsa yada olmaya çalışıyorsa engellemıyorum fazlada duşunmuyorum bırakıyorum ölece şu ara oda olmaya çabalıyor...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar