Ana içeriğe atla

Kayıtlar

esasen hiçte içinde olmak istemediğim düşüncelerim var şimdilerde yatağımın sağ tarafında kitabımın arasında duran...ne olduğunu bilmek isteyip istemediğimden tamda emin olamdığım şuphelerim geçmişe ait çok ince sızılarım ne biliyim ben bi ton şy var şimdilerde sağımda solumda...o adama dair sorularım çok eskiye ait ya çıkmasın istiyorum oldukları yerden ama nefretettiğim tüm yanlarım en aktif zamanlarını yaşıyo...önemli olanın geçebiliyor olması olduğunu çok zaman önceleri öğrenmiş olmamdan kaynaklı bi rahatlığımın olması sonradan geçicek bile olsa fazlaca üzülmeme neden olsun istemiyorum buseferde...güneş bile açtı şubatın songünü şerefinedir belki bilmiorum ama benim üzerimde öylebi uyuşukluk varki enson anladığım şeyden sona miskinliğim daha bi arttı sanki...birinin bukadar zaman sonra gelebilme ihtimalinin olması bile günlerdir su içmemişim gibi hissettiriyo hala bana...kendime bile tam kuramadığım cümleler bölük pörçuk avucumdayken uyumuşum gece ölece uyandığımda yatığıma dağılmı...
Şunu bilmeni isterimseni bu şehirde artık seven kalmadıyani terkedenle birlikte genel bir suskunluk meselesi,yolların kemikleri kırıkyolların verecekleri yeni sözlere inanacak olan yokyolları ancak kendilerini kesen yollar anlar ömür boyu yolcu denmez ya bir insana onun da bir adresi vardır bir gün şüphesiz hatırlanılacak onun da belki çok dinlediği bir david bowie şarkısı önemsenebilecek bir gururu, bir bahanesionun da ağlayacak birkaç özel dakikası vardır"Yüzü yağmurla bıçaklanmış bir sonbahardı"gerisin geriye çekilirken boz örtüler altında istanbul rakılara akşam akrep gibi inerken nihavent makamı eserken rüzgâr kimseyi lanetleyecek değilim, çünkü,beni hırpalayanlar topu topu üç beş böcekt içocuktu huysuzdu hepsi de bana benzeyebilecek kadar aptaldı... küçük iskender...
...gelmediniz, ben hep sizi bekledim eksilen yanlarımla sizden saklı eskidim her şeyden önce aşk verilmiş bir sözdü benim için gün, ay, saat, hafta; takvimişi zaman yani Aldıkça dönemeçleri değişmedi hiçbir şey yalnızca ufuklar yeniledim Kaç aşktan oluşmuş bir şeydi aşk her sevgiliyle biraz daha biraz daha sizden saklı eskidim...
oysaki geçmişin ağırlığını kimsenin üzerine yıkmak kimseden axısını çıkarmak gibi bi telaşım yok...nie olsunki zaten ...ben payıma düşeni fazlasıyla yaşamışım...şimdiki zamanla ilgili hiç bişeyi geçmiştekiyle yargılamamk gerekirken sızlayan yanlarım hatırlatıo bitek...nasıl soğuk bugün hava nasıl üşüdü ellerim ben nasıl bomboşum...başka zaman olsa pek ala bayıla bayıla yapıcaam işlerden hiç umudum yok şimdilerde...hep bu soğuk havalardan oluo bunlar bide lahan çorbasının yan etkileri sanırsam(((=sanıorum ki kendimce sandıklarımdan ibaret bi hayat yaşıyorum esasen kimse bir diğerine içindekileri gösteremezken ben birilerinden hala bişeyler bekliyorum...esasen o haklıydı şimdilerde anlıyorum dünya benim düşündüğümden çok daha farklı biyer ve hiç bi uçurtma rüyalarımızdaki kadar yükseğe çıkamaz hiç bi kimse herşeyini bırakıp sadce gidemez kimse birini hiç bi nedeni olmadan sevemez ve masalların sonu çok ender mutlu biter...nasıl zamansız hayatlarımız var nasıl yitik tüm kalan zamanlarımı...
en nihayetinde geçebiliyor olmasıydı önemli olan ve gçiyor da...oturup geçip gidenleri izledim yanagım ve ben tern camının garantisindeyken hemde...aslında pek ala trenden atılabilme ihtimalimin olduğu bi yolculuktu çünkü yer olmamasından kaynaklı yarı yola kadar olan bi iletim vardı hani beni bilecikte indirseler ordan sonrasını yürüme gibi bi ihtimalim yok kaldıki hiç bilecikte inmedim...çok pis saçmalayasım var zaten saçma salak zamanlarımdayım bu aralar...uzun zamandan sona rayları hıssederek ve işiterek hafiftende sallanarak içtiğim biraların bukadar soğuk olabilmesi bi gün gerçekten gidebilio olma ihtimalimi getrdi aklıma...dedimya saçma salak zamanlardayım yine bi kalkıp gitme isteği başgösterdi bünyemde bide eski mutsuzluklarım için benden özr dileyenler var...nie bunu yapıyolar hala anlaymadım onca mutsuzluk yaşamışım kıyamamış sarıp saklamışım sen nie şimdi yıllar sona çıkp özr dilersinki...vicdanınımı rahatlatıyosun kendinimi hafifletiyosun benimi kandırıosun...bak bana anın...
şimdi çok kırgınınm uzgunum açıkcası fazlaca şaşkınım cümlelerim eksik eksik şimdilerde tüm zamanlarımm...geçince yazarım...
oturup gidebilme ihtimallerimi sıraladım...fazla uzaklaşamasamda yolculuk yapma fikri ii geldi enazından...tarçınlı kek tatında olsa keşke hayat herkes için...içimdeki kentde sessizlik var korkuyorum sanırım tekrarlanmasından önceki mutszuluklarımın...geçmiş olması belkide daha kötüdür geçmemiş olmasından kim bilebilirki...bukadar zaman sonra inanmak gibi bi duruma zorunlu hissediorum kendimi...neye kime nasıl soruları asılı kalıo havada biyerlerde hiç indiresim yok esasen hiç halim yok bukadar şeyi konuşmaya...üzerine basıp geçtiğimiz zamanlar için artk yapılabilecek ne kaldıki sanki...çocuktuk daha az mutsuz edilmiştik henüz içimizdeki şehrleri yeni kurmaya başlamıştık daha cesaretli daha masumduk bizler büyüdü ve kirlendi dünya...kimbilir başka şehrlerde sen neler yaşadın ben herseferinde başka bi kenti terk ederken...ruhuma dokunabilenler oldu param parça edenler çokca mutsuzluklarım oldu aşkın tam karşılını bulduğum zamanlar yarım kalanlarım yarıda bıraktıklarım aşık olduklarım......