insan önce yüreğini özgür kılmalı...bir diğerinide sevebileceğini görmek için...hemen vazgeçmemeli kucuk fırsatlara ızın vermeli...mutlu olduğunu görünce hemen öle kaçıp saklanmamalı...eski kalp sızısına takılıp kalmamalı...bazen olmaz... ıyıkıde olmaz olamayacağından olmaz belkıde ama bız o an olamıyacak olana değil olmayana takılıp kalırız olmaz oysa olmak zorundaymış gıbı üstelik hiç olduramamışken birtürlü... başkabırının ruyalarında uyanınca bikaç vakıt sonra önce şaşırıp bocalayıp eskı sızlayan yerlerıne sarılıp azbıraz mutsuz hıssedıp...sonrasında gece ırkılmelerıne alışmışsındır hayatının senlı vakıtlerının çokluğunu görunce bıde sımsıcak hıssedınce ıçını...varlığıyla artık yalnız hıssetmemeye başlarsın kendını...şanslı bıle hıssedersın...eskı sızılar geçer esasen farkedersınkı zaten hep geçmek için var olmuşlar...ızın vermek gerekır geçıp gıtmelerıne...ayaklarının yanından akıp gıderken onlar sen kalkıp bi çay demlersın...elinde bi şişe şarabıyla gelen şehrin en güzel yer...