...kalktım...gıyındım karşısında...önce çoraplarımı gıydım sonra gerı kalanını...neden ılk önce çoraplarımı gıydığımı bılmıyorum...bılmedığım onca şey ıçerısınde bunu bılme çabam komık kalıyo dımı...farkındayım...ne o uyuyabıldı ne ben...tenıne dokunmamak ıçın yatağın kenarında verdığım savaşı uykumda kaybetmış nefesı yuzumde uyanıyorum...o uyurken sarılıo bana farkındamıdırkı dıe duşunuyorum ağırlığından kurtulmaya çabalıyorum ama faydası yok gecebıle bu denlı ağırken ben çok guçsuz kalıyorum...ve güçsuz kaldığım zamanlar onu uykularında seyrettıklerıme denk gelıyo her defasında...bıraz daha eksılıyorum...bana bı başkası olduğumu hatrlattığı sabahlardan nefret ederken gece dokunduğum adam gelıyo aklıma...ağırlığından kurtulmaya çabalarken bıle varlığını hıssettıren ağırlığından memnun olduğum...aynanın karşısında öylece duruyorum bı sure...önce saçlarımı topluyorum...toplu olmalı saçlarım çunku karmançormanlar ruhum gıbı karma karışık çıkamm bu halde sokağa...ve bakıyorum uzun uzun kendıme uzerımdekı kırmızı montun neçok yakıştığını duşunuyorum...bomboşum...yağmur yağıo dedı nasıl gıdıceksın...hıç bışey demedım sol yanından öptum göruşuruz dedım...bomboştum...ne denebılırkı zaten tek kelımesıyle ne varsa paramparça eden bı adama...ne denebılırkı varlığıyla yokluğunu aratana...sustum bende...bomboştum...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar