Ana içeriğe atla

taslaklarda sıkısıp kalmis bikac cumle

Baska birinin bloguna gizlice girmisim bikac cumle kurup kacacakken cokca tanidik gelmis cikip gidememisim gibi bir his...oysaki necok kalp acisi ne cok kirginlik bolca mutluluk bikac ask paylasmisim...su siralar inanki baska bir hayati yasiyor gibiyim ben gibi degil gibiyim...bazen durup dusununce heleki kazala asunun bikac boyasini bikac fircasini bikac dakikaligina gasp edisimden sonra...dedimki degilim ben gibi degilim su sira...yuzunu yikamaya usenirmi insan olmeyecegimi bilsem nefes alasim yok sen dusun halimi...ole cirkinim ki bide dusman basina evlerden uzak bi cirkinlik benimkisi nasil sisko nasil cirkinim anlatamam...gorsen bide kus kadar yiyorum zaten asil hucrelerime kadar sinirlendiren sey bu arkadasim hayatim ot cop bide iki dilim peynirden ibaret...ekmek yemiyoruz seker desen cay kahve sek gidiyor allahim su iki aydir ictigim sulari sen affet nehirler goller kuruttum...yok arkadas yok 2kg oda rica minnet yanlis anlama.cirkinligim butun gercekligiyle aynadaki suretimde bana bakiyor sanki...L beden giymeye basladim daha ne olsun...is durumlari malumunuz uzre hep ayni bir idaretenlik var uzerimde bir buda boyle oluversinlik...erkende ciksam ayni her yil 10yas ekliyor sanki nufusuma...evet mutsuzluktan olmek uzereyim midemdeki ucma ihtimali olan kelebekleri oldurttum...beni mutlu edebilecek kimseyle zaten gorusemiyorum ozel bi ugrasa gerek yok...hala yeterince para kazanamiyoruz ve hayatimiz 1gram ileri gitmiyor...ben tombikligimle ve is yerimdeki binimum abuksubuk hallerle ugrasiyorum sevdicegin evdeki bulasiklar ve issizligiyle...ve canim ulkemde cokdaha baska bir dangalaklik hali suregeliyor simdilerde...hergun oluyoruz olduruyoruz korkuyoruz umutsuzlugumuzla basa cikmaya calisiyoruz...gelde sen bu hal ve durum icerisinde birde cogalmayi dusun...ne ilginciz lan kadinmilleti olarak gotunu topladinda bi cocugun eksik derler bacim insana...gerci demesinler arkadasim su yasimda kalkipta kimse bana bisey demesin hayatim bukadar zor yazilmis olamaz tanrim dogru ssoyle saka de...bu olamaz yani dimi sonsuza dek mahkum oldugum hayat...hani o cok sevdigin sey herneyse tamda enkeyifli yerinde katirkutur yerken bogazina mi nefes boruna mi gitti anlayamayip nefessizlikten olcek gibi kohurkohur oksururken olcek gibi hissediyosunya heh iste ben tamda ole hissediyorum su sira...biride gelip sirtimi sivazlamiyor arkadas...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
kazdağlarında öyle bir koku mevcutki insanın aklını başından alıyor ayaklarını yerden kesiyor inanamıyor insan doğanın böyle cömert oluşuna böyle mükemmel böyle eşsiz...yer gök kokuyor arkadaş...zamanı geçmek üzere olan narenciye çiçeklerinin kokusunu yeni başlayan zeytin çiçekleri kovalıyor adeta arada akşam sefaları karışıyor hele birde yasemin eklendimi dayanılmaz oluyor her nefes alışınız başka bir karnaval başka bir şenlik...lakin ne dersem diyeyim anlatılmaz yaşanır bir durum...koku olayı çok karmaşık birşey zaten insanın içine işleyen böyle her birşeyi derinlemesine kadar hatırlamanıza yardımcı olan...malum taşınma telaşındayım bıkac zamandır eşyalarım orada burada toparlanmaya çabalıyorum gideceğim güne kadar en azından toplu kalma çabası benımkısı dun sevdiceğimin yeşil yakalı tşortu geldi elime benimkilere karışmıs...butun herşey boğazıma takıldı kaldı sanırsın yutkunmak ne hıç öğrenmemişim orada öluverıcem nefessızlikten...34 koca gun 34 upuzun gece geçmış 34 kes gunaymış 34...
Birdaha asla eskisi gibi olmayacaktı artık ve biz bunun ağırlığının altında kalmış paramparça ruhlarımızla devam etmeliydik...belkide devam etmemeliydik henüz bilebildiğimiz zamanlarda değildik...ülkelerde savaşlar başlayıp biterken hala yeterince inandırıcı gelmiyordu  ölü insan vücutları...hayatımız manipüle edilmiş bi haber tadında olmaya başlamıştı...ve hiç olmadığımız kadar hırçındık artık hatanın her defansında bir diğerimizde olduğuna inanmak isteyen yanlarımız birbirinizi seven yanlarımızın çürüyor olmasını fırsat biliyordu sanki...acımasız birşeyler vardı ve biz hiç birşey yapamaz durumdaydık...birbirimizden bunca uzak yerlerdeyken biz bile hiç olmadığımız kadar acımasızlaşmıştık artık...o beklenen gün gelmiyordu dahada kötüsü gelmeyecekti de ve artık ikimizde bunu biliyorduk...yinede dilimizin ucundakiler bir diğerinden çok kendimizi fazlaca acıtacak cinsten olduğundan birtürlü çıkaramıyorduk kelimeleri...kelimeleri derleyip toplayıp düzgün cümleler kurmanın derdındeydık ...