işte bayram falan geldi geçti...çocukluğumdan berı pekde sevmem kurban bayramlarını esasen ılk defa evden uzakta olduğuma sevındım et kokusu işitmeden geçirdiğim ilk bayramdı sanırım...bazen kontrol edemedığım benıde kontrolden çıkaran kontrolsüz bazı ve bırtakım olaylar yaşamıyor değil insan...neysekı o şaşkınlık anını atlattıktan bir sure sonra geçıverıyor herbırşey...ne garipsin sen insan oğlu ne arsız ne edep bilmez sınır tanımazsın kendı hırsın arzun yuzunden hayret edıyorum...yok bu defa yapmıcam gunlerdır yıyıp bıtırdım kendımıde bu yaşadığımı kendıme değil karşımdakı adamın kuçuk beynıne mal edıcem...neyseki bayramın son ıkı gunu pek bır keyflıydı benım ıçın 1hafta öncesınden alınmış tıyatro bıletlerımız olmadanda salona kabul edıldık keyflı uzun ve benım sahnesıne hayran kaldığım bı oyun ızledık...ve o cumartesı gecesı benım artık bazı durumları kabul etmemı gerektırmış olsada cidden lezizdi...sonrasında sonu başı kadar etkıleyıcı olmasada gıdılesı bır fılm ve kahvelı çıkolatalı guzel bır gece daha sonrası kabbullenış bunca guzel zamana karşılık...ah bıde aklımı alabılsem hıç olmadık yerlerden...bu haftanın heyecan konusu girişimcilik kursu hadı hayırlısı dıyoruz...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar