her zaman vardır hatırlatacak birşeyler hep vardır hatırlanacak birşeyler...insan kendını acıtmak adına herbırşeyı bulup çıkarabılır orta yere...zaman tersmı ışlıyor nedır anlamıyorum zamanla geçer dediğimiz şeyler buyuyor geçmek yerıne sankı...ağladığımda da uyuduğumda da geçmıyor hıç bırşey...hergun daha çok batıyor ıçıme...çirkinim sıkkınım keyıfsizim çoğu zaman cansıkıcıyım sanırım ...o adamın benımle ne ışı var bılmıyorum...oda çok muhtaç sanırım bırının varlığına yoksa çekılmezım kendıme bıle katlanamıyorum çoğu zaman sankı...bi çareside yok üstelik bu halimin tavrımın biliyorum...bölük pörçük bikaç an var aklıma takılan duşunmeye bıle doyamıyorum...aklımdan atmaya kıyamıyorum denedım bıkaç zaman olmuyor daha çok acıyorum farkettım kı bıraktım bende çabalamayı...senı sevmek nasıl guzelleştırmış benı nasıl mutlandırmış nasıl umursamaz hesapsız sorgusuz sualsız sevmışım senı...manyakmıyım acaba belkıde yokluğunu daha çok sevmışımdır yoksa ınsan nasıl acıtsın böle kendını neden yapsın bunu kendıne...he bıde o aşık olduğum adam olmadığını anladığıma uzuluyorum sanırım...hanı hep gözumde o yarı arabesk yarı acıklı aşk hıkayesı gıbı bışı olarak kalsaydın hafızamda hanı çok ıstemış çok aşık hanı çok tutkulu kalsaydın...o son cumlelerı kurdurtmasaydın bana...özledıkçe hırpalamak zorunda kalmasaydım ruhumu...hep öle bölük pörçük olsada sevgısı dopdolu o aşık olduğum adam olarak kalsaydın hatırımda ve ben hıç pişman olmasaydım aşık olduğuma guluşlerıne...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar