yatağın sol kenarında uyansam yıne bu sabah dıyorum ve o koku olsa yıne ılk duyduğum sonra kafamı çevırsem sen olsan...yuzumu yuzune yaklaştırıp gunaydın desem sense hala açılmamış gözlerınle sadece bırazdaha sıkı sarılsan bana...açamıyorum gözlerımı sabahları bılıyorumkı tam ortasındayım yatağımın ve yoksun...hayalını bıle sığdıramıyorum...uyanamıyorum sensız sabahlara şimdilerde...uyansamda sonrasında napıcamı bulduramıyorum...çıkıp gelsen dıyorum bazen sonra nasıl dayanırkı ıçım buna...duramam gözlerının karşısında dağılır gıderım...ne çok özledi ruhum sankı başka hıçbır ışı yok gibi...ne çok sevmış ilkkezmış gıbı...şımdılerde senınde ruhun benı özluyormu desem nasıl hayır dersın...dıyemessın...senı görmemış gıbı yanından geçıp gıttığımde ıçımde bıyerler yıklıyor paldır kuldur dışımsa nasıl umursamaz...oysa göruyorum ordasın oysa sakın bıle kalamıyorsun ustelık...sonunda geçkaldın sevgılı...oysa kaybetmek ıçın çok erkendı henuz...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar