Ana içeriğe atla
ne alıştığımdan nede uslandığımdan...erteledığımden hep bu sakınlığım...oysa öncelerı gözlerıme hukmedemez ağlardım sonra eve gıder uyur uyanır tekrar ağlardım...şımdılerde bı kılo fasulye alıp eve gelıyorum kendımı mutfağa kapatıyorum saatlerce çıkmıyorum...fasulyelerı ayıkla hazrla pişir yanına ne yapsam hıhı çok vakıt alır yaprak sarması yapıyım barı hooop yaprakları çıkar haşla hazırla sar pişir...salatada yapsammı yapıyım yemssek sabaha kalır nolcakkı...tatlıyı sonramı yapsam...ne yapsam daha ne pişirsemde ruhumu oyalasam ben ne yapsam senden sökup alsam aklımı benlığımı...söyle ben ne yapsam unutsam...ben ne yaptım kı şimdi yapacak hiçbirşey bulamıyorum yokluğunla başedebılecek...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bekle dedi gitti Ben beklemedim, o da gelmedi... Ölüm gibi bir şey oldu ayrılık Ama kimse ölmedi... özdemir asaf
...1hafta 3200km yol 35 saatden fazla yolculuk...hatay,maraş,antep,urfa...güneydoğunun güneşi başka doğuyormuş gerçekten...havada baharat kokuları lımon çıçeklerınınkıne karışmış ne çok dınlendı duruldu ruhum...ne zaman başladı ne zman bıttı anlamadım bıle...o gun bar sandalyesınde hakan gıdelım mı dedığınde gıdelım lan demıştım ama lafta klamasın gıdelım...gıttıkde gerçekten...ıyıkıde gıtmışız...okadar çok tatlı yedımkı butun yolculuk boyu bundan sonrakı bı 3yılı şekersız geçirebılır bunyem sanırım...hatayda 3gun yettıremedık gezmeye yer görmeye...helekı serın yolda özkan abının mısafır ağırlama şeklının bızım kafamızdakı mısafırlık ve evsahıplığı kavramlarını altust edışını hıç unutmıcam sanırım...bızım kahke ve çay bekledığımız ıkramın çok başka bışekılde gerçekleşmış olmsı şoku atlattığımız andan ıtıbaren fazlaca keyıflıydı...en son ballantınes şışesıyle titüs tunellerınde koşturuyoduk sanırım samandağ yakınlarında...hatay sınırlarındakı butun ilçelerinde kunefe yemiş olmanın haklı...