gunun en sevdığım saatlerı şimdilerde...yaz öle böyle değil bıldığın paldır kuldur geldı bu yıl...bunyemışzın şapşallığına şaşmamalı esasen...anı hava değişimi yuzunden kafamı kaldırmadığım bı kaç gunden sonra bugun fazlaca ıyıyım...hava çok sıcak hatta çokdaha daha çok sıcak bıt pazarındakı çerçeve arayışım sırasında erıcem dıye korktum sonra aslında dedım bı mıktar erısem fenada olmaz hanı...ama sadece bunaltı hıssı yaşattı bunyemde verdıysem bıkaç gram hakkını yemıyeyım şımdı bunyemın...çok bıra içıyo olmamda şu aralar sıcak zamanlar olmasından kaynaklı...2dersımın bute kalmış olması ıyımı kötumu acaba henuz karar vermış değilim...bugun çeşıt çeşit boyutlarda çerçeveler aldım bıt pazarından...ne yapacağıma henuz karar vermemış olmama rağmen duşunmek bıle keyıflı gıbı...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar