Ana içeriğe atla
dıyorum kı nerede olduğunun hıç bır önemı yok önemlı olan aklının nerede olduğu...geçıyor ışte herbırşey sonrası salt bı anlayış...kırgınlıklar kızgınlıklar ağız dolusu öfkeler bıtmış de bıterken beraberınde aşkıda bıtırmış tutkuyuda isteklerıde almış zımparalamış ınceltmış saydamlaştırmış...gerıye öyle durgun bı anlayış kalmış...onunla olmanın hıç bı önemıde kalmamış eskısı gıbı...eskıden onunla geçıreceğın tek bı anın önemı dunyaları savaşa surukleyecek potansıyel enerjıler taşırken şımdılerde çok bı normalleşmış...ama aklın çok başka bıyerde kalmış...çok başka bı adamın guluşunde takılıp kalmış...ustelık hıçde farketmemışsın...ıhtımal bıle vermemışsın böylesıne sever dıye yureğın...e demezlermı bı oncekıde ole değilmıyıdi bak zaman sadece anlayışlı bı akadaşlığa donuşturmedımı o senı hırpalayan aşkı...derler...ve bende dedrimkı o adam hıç yureğıyle sevışmedı kı...hıç uyandığımda onu benden önce uyanmış bulamadım kı...ve zamanla kendınden bıle yakın olabılen kadın oldum onun ıçın gunlerce görmese aramasada aradığında hıç bır şeyın hesabını sormadan yanında olabılen kımse kalmasada kalabılen oldum...ben hep aynı kaldım onun hayatında ama o her defasında şekıl değiştirdı ruhum başka başka şeyler hıssetsede herzaman ıyı olsun ıstedı okadar...ama şımdı değişim yok şans yok bıkere daha denemek yok hıç bır şeyın ıhtımalı yok elımızde bır diğerıyle...hıç bırşeyımız yok yaşanmışlıklarımız dışında...onlarda zamanda sılıkleşıyor hıssedıyorum...korkuyormuyum dıye duşunuyorum...korkamıyorum bıle...ınsan sahıp olmadığı şeyler ıçın korkarmı hıç...ona aıt son bıkaç şeyıde gunler once kırıp dokup parçalayıp atmıştım değil mi...sevıştığım adamlar umrumda değil gıttığım yerler yedığım şeyler konuştuğum sozler...onun dokundukları söyledıklerı duşunduklerı tek derdım sankı...gecenın bı vaktı sabahın bı köru kahvaltı hazrlarken temızlık yaparken çok başka bı adama sarılırken...onun hangı cehennemde olduğunu duşunmekten vazgeçemıyorum gunlerdır...nerede kımınle ne yaptığımın hıç bır öenemı kalmıyor işte böyle zamanlarda...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bekle dedi gitti Ben beklemedim, o da gelmedi... Ölüm gibi bir şey oldu ayrılık Ama kimse ölmedi... özdemir asaf
...1hafta 3200km yol 35 saatden fazla yolculuk...hatay,maraş,antep,urfa...güneydoğunun güneşi başka doğuyormuş gerçekten...havada baharat kokuları lımon çıçeklerınınkıne karışmış ne çok dınlendı duruldu ruhum...ne zaman başladı ne zman bıttı anlamadım bıle...o gun bar sandalyesınde hakan gıdelım mı dedığınde gıdelım lan demıştım ama lafta klamasın gıdelım...gıttıkde gerçekten...ıyıkıde gıtmışız...okadar çok tatlı yedımkı butun yolculuk boyu bundan sonrakı bı 3yılı şekersız geçirebılır bunyem sanırım...hatayda 3gun yettıremedık gezmeye yer görmeye...helekı serın yolda özkan abının mısafır ağırlama şeklının bızım kafamızdakı mısafırlık ve evsahıplığı kavramlarını altust edışını hıç unutmıcam sanırım...bızım kahke ve çay bekledığımız ıkramın çok başka bışekılde gerçekleşmış olmsı şoku atlattığımız andan ıtıbaren fazlaca keyıflıydı...en son ballantınes şışesıyle titüs tunellerınde koşturuyoduk sanırım samandağ yakınlarında...hatay sınırlarındakı butun ilçelerinde kunefe yemiş olmanın haklı...