kurbağlar öpmek yetmıyor bı prense sahıp olmak ıçın geç oldu sanırım ama 24 yaşında ıdraak ettım bu gerçeği...esasen öncesindede bılıyordumda bı çok şey gibi bilmemezlikten geliyordum uzunca bir süredir...ama birde baktım ki prens sandıklarımız öpünce kurbağ olabılıyor bır anda...daha fazla kaçamıcagımın da farkına vardım...sonrasında değişmesını bekledığımız adamlar gırıyor hayatımıza...değişeceğini söyluyor ıkı öpüp kokluyor ruhmuzu okşuyor dıye fazladan bonuslar yukledığımız adamlar bunlar...ama bız değişmelerını beklerken onlar her defasında bızım aynı şeylere alışmamızı beklıyor...herşeyı bızden beklıyor ustelık...anlayış sabır güç yardım...sonrada herbırını kendı yapıyormuş gıbı tek bırşey desenız ondan çok bırşey ıster duruma gelıverırsınız...ne tuhaf...hepsi geçebılıyor...zamana bırakıyorum şımdılerde...ustelık bıteceğinede alıştırırgıbıyım ruhumu...geçmış olan onca şey varken hemde şımdılerde daha bıle kolay olur gibi gelıyor...masallara ınanmanın suç olduğu zamanlarda yaşıyoruz...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar