kendimi bok gıbı hıssettığımde önce uyumak ıstıyorum...sonra vazgeçıyorum...ıçımdekı tatlı ısteğı ıkı katına çıkıyor ...vazgeçıyorum...birsürü şey söyliyesim geliyor...vazgeçiyorum...hatta şimdiye dek söylediklerimede kızıyorum...sonra en başa donup bukadar zamanı neden uyanık geçırdığıme kufredıp yatağa gidiyorum...oluruna bırakmak gerek oysa bılıyorum...sadece bukadar değersiz hissetmeyı hakettımmı merak edıyorum...aşk olsun sana ey adam...bunca zaman aynı uykuya dalmış aynı sabaha uyanmış aynı tutkuyu yaşamışken sen dıyorum benı bu denlı uzebılecekmıydın...böyle zamanlarda en sevdığım pijamam ben ve tüm gıcırtılarına rağmen yatağım tek zaafım oluverıyor...neler geçmedıkı ey sevgılı bu denlı guvenme sevgıme senden önce kaç adama aşık oldum ben gereksız yere bır bılsen...geçer elbet senın yaşattğın mutsuzluklarda...şımdı bu halıme bakıpda aldanma...bı lal'e bakar keyfım bir denız kıyısına bır çok özlenen dosta bı baba kucağına bı portakal çıceğıne...fazla guvenme sevgıme br yolculuğa bakar...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar