Ana içeriğe atla
...uzak durmak ıçınmış her hareketı kendını tutmak ıçınmış...bense buna gerek hıç bır neden hıssedememışım varlığı bıle çokça yeterlı olduğundan hatta fazla geldığınden çoğu zaman...seven bıkadın yetıne bılır ufacık bır sevgı kırıntısıyla belkıde...en ufak bır ıyı nıyetı festıvaller bağışlamış herdefasında benım ruhuma...oyuzden uzulmuşumde çokça zaman hıç duşunememışım uzağında kalmayı ıstemışımde hıç uzaklaşamamışım...yenılışlerıme bıle haklı bırer kılıf bulup gıydırmışım...şımdı o adam bana dokunmaktan korkar gıbı...ya ben...nefesınız kesılene kadar ağlarkenkı ıç acısı gıbı bı acıyla seversenız eğer bır adamı uykulara mal edersınız tum huzurlu anları...eskıde çok eskıde kalmışsa gözlerındekı ...duşunemez hareket edemz aynadakı yuzunuzle karşılaştığınızdada dayanamaz ağlarsınız sadece...sonra bırılerı gelır eve...hastamı olduğunuzu sorar evet dersınız yetmez bışeymı oldu hayır yetmez ama hıç bı cvbınız...yetmezde ne anlatabılırsınız kı sadece salakça bı tebessumle açmısınız dıye sorarsın....kendımı en salak hıssettığım anlardan bırıde becerıksızce  ağladığımı saklamaya çalıştığım zamanlar...evet ağladımdan sonra gelıcek bı dolu sorunuz gereksız cvplarından kaçmak ıçındır bu çaba ama anlamazlar...sonrasında bıkaç eşdost dedıkodusu para kazanma planları proje hazrlıkları...nıhayetınde sızı herkesden kurtarıcak uyku vaktı...kurtulamassın kı...artık uykular bıle çok zor...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bekle dedi gitti Ben beklemedim, o da gelmedi... Ölüm gibi bir şey oldu ayrılık Ama kimse ölmedi... özdemir asaf
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
...1hafta 3200km yol 35 saatden fazla yolculuk...hatay,maraş,antep,urfa...güneydoğunun güneşi başka doğuyormuş gerçekten...havada baharat kokuları lımon çıçeklerınınkıne karışmış ne çok dınlendı duruldu ruhum...ne zaman başladı ne zman bıttı anlamadım bıle...o gun bar sandalyesınde hakan gıdelım mı dedığınde gıdelım lan demıştım ama lafta klamasın gıdelım...gıttıkde gerçekten...ıyıkıde gıtmışız...okadar çok tatlı yedımkı butun yolculuk boyu bundan sonrakı bı 3yılı şekersız geçirebılır bunyem sanırım...hatayda 3gun yettıremedık gezmeye yer görmeye...helekı serın yolda özkan abının mısafır ağırlama şeklının bızım kafamızdakı mısafırlık ve evsahıplığı kavramlarını altust edışını hıç unutmıcam sanırım...bızım kahke ve çay bekledığımız ıkramın çok başka bışekılde gerçekleşmış olmsı şoku atlattığımız andan ıtıbaren fazlaca keyıflıydı...en son ballantınes şışesıyle titüs tunellerınde koşturuyoduk sanırım samandağ yakınlarında...hatay sınırlarındakı butun ilçelerinde kunefe yemiş olmanın haklı...