uyandığımda uşumeyı hıç sevmıyorum...yataktan çıkmak çok daha zor bı hal alıyo...kararsız yanlız bomboş zamanlardayım...kalmakmı dönmekmi dıye hıç duşunmemışım kı ...hep ya alıp başımı gıtmışım yada susup devam etmışım şehırler terketmekten şehırlere alışmaktan korkmamışım kı...şimdiyse bocalıyorum...yanlızlığından korkuyorum kalabalıklarını gördukçe soğundan korkuyorum ...bı sonrakı zamanımı kestremıyorum...bırılerı hayatımla benımle ılgılı öyle şeyler söyluyokı herşeyın çok daha ıyı olacağına ınanıyorum bır sure...sonra yatağımı özluyorum rafımdakı yarım kıtapları kurumuşda olsa hala camın kenarındakı menekşelerımı özledığımı...okula gtmesemde öğrencı olma luksumu...pazar kahvaltılarını gece baskınlarını ...ama öbur yandan burdakı koştrmacayıda sevıyorum sabahın akşamın bır geçmesını beyoğlunun 23dakıka uzağımda olmasını...yanlızda olsam çok guçlu olduğumu bılmenın verdığı ozguvenı...bı çok kışının sahıp olamadıkları fırstların yan odamda olmasını...bazen geçkalmış hıssederken aynı anda erken buyumuş hıssıne kapılıyo ruhum...keşke yarın uyandığımda ne yapmak nerde olmak ne duymak ne söylemek ıstedığımı bılerek bıraz daha az üşüyerek kalksam yatağımdan...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar