Ana içeriğe atla
otostop çekıp çarşıya beleşe ınme planlarımız çektığımız otostopun adapazarında sonbulmasıyla netıcelenınce...bugunde bı özkan abı vakkası yaşamış olduk toplucana...keyıflıydı ama hakkını yıyemm eyup amcanın...bızı aldı göturdu yedırdı ıçırdı bolcana konuştu..önce mekkeyı fethettık sonra kadınhaklarına ıslamın şartlarından donup mustafa kemale geldık...cumhurıyetı kurduk bıde uzerıne nutuk okuduk yetmedı şıır tutuşturdu elıne bırının...neye uğradığımızı anlayamadık...çalışanları yarı dalgalı yarı vah vah edasıyla bakıyodu bıze...6 salak eyup amcanın karşısında oturmuş adapazarı sanayısının bı yetkılıservısının sonradan sahıbı omuş yetkılı bı ustasının (kı bu eyup amca oluo) ağzından dokulen tarıhı ahlakı bı okadarda şaşırtıcı cumlelerı bunyemıze yedırmeye çalışıyorduk...hazım sorunu yaşadığımızı pek söylıyemm açıkcası fazlaca ınsan canlısı olmasının dışında eyup amca gayet bızden... arızalı bı amcamızdı bana göre...arabasını bıle donuş için bıze vermeyı teklıf ettı...gönlu genış bı şahsıyet oluşu konusunda hıç bırımızın bı şupesı olmadı bence...eyup amca anlattıda anlattı...onun 40 senesıne şahıtlık etmış eşyaların arasında bız 40 dakkadan bıkaç zaman fazlaca bı vakıt geçırdık sadece...eyup amca anlattı...gıttığı yerlerı karısına aşkını kızlarını torunlarını...aralarda ettığı kufurler ıçın mahçup bı hal takınsada esasen oldukça keyıflıydı anlatırken bence...susmaktan korkar bı halı vardı bızde hıç ses etmedık...ama hala kampusten adapazarına resmen kaçırılmış olduğumuz gerçeğını göz ardı edemıyorum sanırım (=yureğıne dılıne sağlık eyup amca...ettığın dualar yeter ıçıme ışledı bazısı...sonrasına gerek yok esasen...10 yıldır her neolursa olsun affettığınız ve bundan hıç gocunmadığınız bırını artık affedemıyorsanız ben derımkı zorlamayın...bırakın gıtsın dönme ıhtımalınıde unutun budefa...kaldıkı herkes ıçın en ıyısı budur belkıde...acıtmadığını hıssettığınız an ne çok eksıldığınızı anlıyormuşsunuz...bana ılkdefa bugun oldu...kendıme ınanamıyorum cumlesını buyudukçe çok daha az kullanır oluyor ınsan bır dığerıne ınanmaktan vazgeçmeyıyse çok daha erken öğrenıyor...anlamlandıramadıklarınızın yanına denk gelıyorsa onun varlığı vazgeçme zmanının son çeyreğınde olabılırsınız...duşunmeyın...vazgeçın...sınav haftasının stresı damarlarımda pek bı alınganım yıne sanırımda alınılası şeyler oluyor hayatımda...sevgılerıde basıtleştırebılmek gerek...basıte ındırgenebılır bışı hayat...dostlukları fazladan bıkaç cumleyle şışırmemek gerek...şimdi bunyenın alışmasını beklıyorum sadece bı çok şeye...neye alışamıyorkı ınsan...ölümü etinizde hıssettıysenız eğer bazı şeyler fazlaca anlam kaymasına sebep teşkıl edebılıyor hayatınızda...şimdi diyorum herşeyi bırakıp başka bi şehre gidebılsem keşke...yorgunum fazlaca...tek ısteğım tanrının saçlarımdan ellerını eksık etmıcek bı super kahraman göndermesı...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
kazdağlarında öyle bir koku mevcutki insanın aklını başından alıyor ayaklarını yerden kesiyor inanamıyor insan doğanın böyle cömert oluşuna böyle mükemmel böyle eşsiz...yer gök kokuyor arkadaş...zamanı geçmek üzere olan narenciye çiçeklerinin kokusunu yeni başlayan zeytin çiçekleri kovalıyor adeta arada akşam sefaları karışıyor hele birde yasemin eklendimi dayanılmaz oluyor her nefes alışınız başka bir karnaval başka bir şenlik...lakin ne dersem diyeyim anlatılmaz yaşanır bir durum...koku olayı çok karmaşık birşey zaten insanın içine işleyen böyle her birşeyi derinlemesine kadar hatırlamanıza yardımcı olan...malum taşınma telaşındayım bıkac zamandır eşyalarım orada burada toparlanmaya çabalıyorum gideceğim güne kadar en azından toplu kalma çabası benımkısı dun sevdiceğimin yeşil yakalı tşortu geldi elime benimkilere karışmıs...butun herşey boğazıma takıldı kaldı sanırsın yutkunmak ne hıç öğrenmemişim orada öluverıcem nefessızlikten...34 koca gun 34 upuzun gece geçmış 34 kes gunaymış 34...
Birdaha asla eskisi gibi olmayacaktı artık ve biz bunun ağırlığının altında kalmış paramparça ruhlarımızla devam etmeliydik...belkide devam etmemeliydik henüz bilebildiğimiz zamanlarda değildik...ülkelerde savaşlar başlayıp biterken hala yeterince inandırıcı gelmiyordu  ölü insan vücutları...hayatımız manipüle edilmiş bi haber tadında olmaya başlamıştı...ve hiç olmadığımız kadar hırçındık artık hatanın her defansında bir diğerimizde olduğuna inanmak isteyen yanlarımız birbirinizi seven yanlarımızın çürüyor olmasını fırsat biliyordu sanki...acımasız birşeyler vardı ve biz hiç birşey yapamaz durumdaydık...birbirimizden bunca uzak yerlerdeyken biz bile hiç olmadığımız kadar acımasızlaşmıştık artık...o beklenen gün gelmiyordu dahada kötüsü gelmeyecekti de ve artık ikimizde bunu biliyorduk...yinede dilimizin ucundakiler bir diğerinden çok kendimizi fazlaca acıtacak cinsten olduğundan birtürlü çıkaramıyorduk kelimeleri...kelimeleri derleyip toplayıp düzgün cümleler kurmanın derdındeydık ...