Ana içeriğe atla
...balığımın suyunu değiştirmeyişimin hiçbır mantıklı açıklaması yok belkı ama mutsuz olmadığının farkındayım kımse anlamıyor...suyun nekadar berrak olduğuyla ılgılenmıyo bıle çoğu kez suyunu değiştırdığımde şapşallaşıyo hatta...hıç bışey yapmadığım hatta hıç bırşey duşunmedığım bı dönemdeyım...okula gıtmıyorum gıttığım gunlerdede kahve içip gerı dönuyorum...ödevlerımı hıç bı zman yetıştıremıcekmışım gıbı hıssedıyo olmamın okuldan bı habr yaşammla bı ılgısı vardır emınım...görmezden gelen bı yanım var engel olamıyorum...aylardır okul kımlığım kayıp yenısını çıkarmaya mecalım yok...onun yerıne çıft kışılık çarşaf görunumundekı öğrencı belgem hatrı sayılır şekılde ış göruyor...denız geçen gun ayrıldı evden artık ıkı kışı yaşıcaz...değişen şeylerın yanında değişmeyenlere saygı duymakdan daha öteye gıdemıyo ıçımdekı salak...şımdılerde anlamlandırmama çabamdan bocalıyo karşımdakı sanırım...ben sadece yorulmak ıstemıyoken hatta tek ıstedığım buyken en başında benı sınırlandırmaya karrlı gıbı...benımse korkularım sumbulumun boyunu bı parmak geçmış durumda...o yanımda sabaha kadar uyumadığı gecelerde konuşurken hıç farketmedı...bense sağkolunu hıçe saydım herdefasında...yatağımın kuçukluğunu kanıtlar gıbı bihalı var çoğu kez...bazı erkekler yatağınızda sız onların goğsunde nefesınızı tutarken konuşurlar...anlatamadıkları nekadr şey varsa ne kadar cumle varsa karmaşalarına sebep kurulmayı bekleyen anlatırlar bırbır...bazı erkeklerse susarlar sadece konuştukları nekadar zaman varsa acısını çıkarırcasına sadece susarlar sabahlar boyu...sız nefesınızı tutarken onlar sadece uyumuş olduğunuzu duşunmek ısterler...o susar saatlerce gecelerce sabaha dek sız acırsınız sadece...kelımelerı değil ama ne tuhaftır sesızlığını özlersınız bır dığer erkeğın...pişmanlığınıza bırde gunah eklenmıştır şımdı...kolay gelsın...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
kazdağlarında öyle bir koku mevcutki insanın aklını başından alıyor ayaklarını yerden kesiyor inanamıyor insan doğanın böyle cömert oluşuna böyle mükemmel böyle eşsiz...yer gök kokuyor arkadaş...zamanı geçmek üzere olan narenciye çiçeklerinin kokusunu yeni başlayan zeytin çiçekleri kovalıyor adeta arada akşam sefaları karışıyor hele birde yasemin eklendimi dayanılmaz oluyor her nefes alışınız başka bir karnaval başka bir şenlik...lakin ne dersem diyeyim anlatılmaz yaşanır bir durum...koku olayı çok karmaşık birşey zaten insanın içine işleyen böyle her birşeyi derinlemesine kadar hatırlamanıza yardımcı olan...malum taşınma telaşındayım bıkac zamandır eşyalarım orada burada toparlanmaya çabalıyorum gideceğim güne kadar en azından toplu kalma çabası benımkısı dun sevdiceğimin yeşil yakalı tşortu geldi elime benimkilere karışmıs...butun herşey boğazıma takıldı kaldı sanırsın yutkunmak ne hıç öğrenmemişim orada öluverıcem nefessızlikten...34 koca gun 34 upuzun gece geçmış 34 kes gunaymış 34...
Birdaha asla eskisi gibi olmayacaktı artık ve biz bunun ağırlığının altında kalmış paramparça ruhlarımızla devam etmeliydik...belkide devam etmemeliydik henüz bilebildiğimiz zamanlarda değildik...ülkelerde savaşlar başlayıp biterken hala yeterince inandırıcı gelmiyordu  ölü insan vücutları...hayatımız manipüle edilmiş bi haber tadında olmaya başlamıştı...ve hiç olmadığımız kadar hırçındık artık hatanın her defansında bir diğerimizde olduğuna inanmak isteyen yanlarımız birbirinizi seven yanlarımızın çürüyor olmasını fırsat biliyordu sanki...acımasız birşeyler vardı ve biz hiç birşey yapamaz durumdaydık...birbirimizden bunca uzak yerlerdeyken biz bile hiç olmadığımız kadar acımasızlaşmıştık artık...o beklenen gün gelmiyordu dahada kötüsü gelmeyecekti de ve artık ikimizde bunu biliyorduk...yinede dilimizin ucundakiler bir diğerinden çok kendimizi fazlaca acıtacak cinsten olduğundan birtürlü çıkaramıyorduk kelimeleri...kelimeleri derleyip toplayıp düzgün cümleler kurmanın derdındeydık ...