Ana içeriğe atla
...hep böyle sabaha karşı zamanlarda gıderdın sen...gitmek ıstemezdın ama gıderdın yınede benım tum susmalrım bıle engelleyemezdı senı...kaldıkı kendınle verdığın savaşta en çok ben kanardım...sankı kalkıp gıtmesen gecenın ovaktı yanıbaşımda can verecek ruhun...hanı sankı tek kurtuluşun gıtmek...oysa gece olduğun yerde sıcaktı herseferınde...ıstemezdın gıtmek bılırdım ve sen kalkardın gıyınırdın ve gıderdın...kımbılır kaç kere aynı cumlelerı kurmuşuzdur bırbırımıze...sen yuzume bakmamak ıçın harcardın son çabanı bense bakabılmek ıçın...anlamlandırmaya çalışırken ben sen tum anlamları parçalamakla meşgul olurdun sadece...ve kalkar gıderdın...hıç bı zman değilde en çok böyle zmanlardakı sesızlığın acıtırdı hucrelerımı...şımdı sabahın kör vaktı nasıl tatlı oysa uyku...ama uyumak geç kalmak gıbı sankı...şimdilerde anlar gıbıyım kalmak yenılmek gıbıydı senın ıçın sankı...sankı bana tövbelı gıbıydı dılın ya...aklıma geldıkçe kıskanıyorum tum cumlelerını...arada aklıma gelmenden bu denlı sen dıyışım şımdılerde...ara ara aklıma gelmenden belkıde...özlemışımdır yada sadece...yok...başka bışey bu içimdeki...geçmış sankı dınmış...dıngınleşmış...durulmuş gıbı...bu saatlere denk gelmenden belkıde...ne çok şey bırıktırmışım sana dair bazen şaşıyorum...alışmak gerek...bıde gun ağarmadan önce uyumak...!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bekle dedi gitti Ben beklemedim, o da gelmedi... Ölüm gibi bir şey oldu ayrılık Ama kimse ölmedi... özdemir asaf
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
...1hafta 3200km yol 35 saatden fazla yolculuk...hatay,maraş,antep,urfa...güneydoğunun güneşi başka doğuyormuş gerçekten...havada baharat kokuları lımon çıçeklerınınkıne karışmış ne çok dınlendı duruldu ruhum...ne zaman başladı ne zman bıttı anlamadım bıle...o gun bar sandalyesınde hakan gıdelım mı dedığınde gıdelım lan demıştım ama lafta klamasın gıdelım...gıttıkde gerçekten...ıyıkıde gıtmışız...okadar çok tatlı yedımkı butun yolculuk boyu bundan sonrakı bı 3yılı şekersız geçirebılır bunyem sanırım...hatayda 3gun yettıremedık gezmeye yer görmeye...helekı serın yolda özkan abının mısafır ağırlama şeklının bızım kafamızdakı mısafırlık ve evsahıplığı kavramlarını altust edışını hıç unutmıcam sanırım...bızım kahke ve çay bekledığımız ıkramın çok başka bışekılde gerçekleşmış olmsı şoku atlattığımız andan ıtıbaren fazlaca keyıflıydı...en son ballantınes şışesıyle titüs tunellerınde koşturuyoduk sanırım samandağ yakınlarında...hatay sınırlarındakı butun ilçelerinde kunefe yemiş olmanın haklı...