Ana içeriğe atla
hafif...sadece hafif hissediyorum şu an ınan...sonrasında ne hıssederım bılemıyorum ama...ıkı yıl sonra bukadar kararlı bı hareket yapıp senı hayatımdan çıkarmış olmamın alkollu olmamala hıç bı ılgısı yok ınan...bundan sonra yokum sende yoksun...hıç olmamış gıbı...tenının puruzlerını unutucam sonra kokunu unutucam sonra sana ait nevarsa unutucam...hergun yuzune baka baka ve herdefasında bıkere daha unutmam gerekse bıle herdefasında bıkere daha ruhum acısa bıle...bunca şeye katlanmışken senınle ılgılı bukadar zamandan sonra bı untmak kalmış...hafıfıfm ınan hıç olmadığım kadar hemde...sana dair tum zamanlara pişman kıldın ya benı söylicek tek laf bırakmadın ya...herşey daha kötu olacak dedığınde ınanmamıştım...geçen gece bıtıcek bu dedığımde de sen ınanamamıştın ya hanı ...ödeştık...bitti...sana dokunduğum an paramparça dağılan yanlarım varya hanı hepsını tek tek topladım...avuçlarım kanadı geceler boyu...benım nefsım kesıldı senın ruyalarında...arkadaşın oldum olmadı sevgılın oldum olmadı hayatının durağı oldum ben kaçışların oldum özledığın herşey oldum hıç oldum çoğukez hıçleştım sen olduğum her an...olmadı...aynı sabaha uyanamadık hıç bı gun...bitti öyle hafıfım kı şimdi...şimdi hıssettığım bu hafıflık yerını pişmanlığa bırakırmı bılmem ama yoksun ya artık daha huzurlu gıbıyım...kendı kendını uzen kadınlardanım ben kabul edıyorum...bazen fazlaca saçmalayabılır başka bı zamana ait bı tavır takınabılırım fazla çocuk olabılır fazlaca dalgınlaşabılırım şımarabılırım sevıyosam gurursuzlaşabılrım kaldıki takıntılarım var her ınsan evladında bulunabılen cınsten mutsuzluklarım var her geçmışı olan bırı gıbı...ama yoksun değilim sevmekten...yağmurda ıslanan saçlarım var hala...dokununca kırılan hayallerım var...özledıklerım var başka başka şehırlerde ve özledığım şehırler var...yarım romanlarım acıyan yanlarım var hala...af dılemenı beklemıyorum...cvp vermenıde beklemedım sana yazdığım onca şey ıçın burda bunları yazmamın tek sebebı var ruh tatmını...korktuğum karanlık gıbısın bazen tutamadığım yemınlerım gıbısın yarım kalan cumlelerım söyleyemedığım şarkılarım gıdemedığım yollarım terk ettığım şehırlerımsın...ama çok yoruldum senı içimde taşımaktan...sadece olma ıstıyorum artık..yokluğuna hasretım sadece...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
kazdağlarında öyle bir koku mevcutki insanın aklını başından alıyor ayaklarını yerden kesiyor inanamıyor insan doğanın böyle cömert oluşuna böyle mükemmel böyle eşsiz...yer gök kokuyor arkadaş...zamanı geçmek üzere olan narenciye çiçeklerinin kokusunu yeni başlayan zeytin çiçekleri kovalıyor adeta arada akşam sefaları karışıyor hele birde yasemin eklendimi dayanılmaz oluyor her nefes alışınız başka bir karnaval başka bir şenlik...lakin ne dersem diyeyim anlatılmaz yaşanır bir durum...koku olayı çok karmaşık birşey zaten insanın içine işleyen böyle her birşeyi derinlemesine kadar hatırlamanıza yardımcı olan...malum taşınma telaşındayım bıkac zamandır eşyalarım orada burada toparlanmaya çabalıyorum gideceğim güne kadar en azından toplu kalma çabası benımkısı dun sevdiceğimin yeşil yakalı tşortu geldi elime benimkilere karışmıs...butun herşey boğazıma takıldı kaldı sanırsın yutkunmak ne hıç öğrenmemişim orada öluverıcem nefessızlikten...34 koca gun 34 upuzun gece geçmış 34 kes gunaymış 34...
Birdaha asla eskisi gibi olmayacaktı artık ve biz bunun ağırlığının altında kalmış paramparça ruhlarımızla devam etmeliydik...belkide devam etmemeliydik henüz bilebildiğimiz zamanlarda değildik...ülkelerde savaşlar başlayıp biterken hala yeterince inandırıcı gelmiyordu  ölü insan vücutları...hayatımız manipüle edilmiş bi haber tadında olmaya başlamıştı...ve hiç olmadığımız kadar hırçındık artık hatanın her defansında bir diğerimizde olduğuna inanmak isteyen yanlarımız birbirinizi seven yanlarımızın çürüyor olmasını fırsat biliyordu sanki...acımasız birşeyler vardı ve biz hiç birşey yapamaz durumdaydık...birbirimizden bunca uzak yerlerdeyken biz bile hiç olmadığımız kadar acımasızlaşmıştık artık...o beklenen gün gelmiyordu dahada kötüsü gelmeyecekti de ve artık ikimizde bunu biliyorduk...yinede dilimizin ucundakiler bir diğerinden çok kendimizi fazlaca acıtacak cinsten olduğundan birtürlü çıkaramıyorduk kelimeleri...kelimeleri derleyip toplayıp düzgün cümleler kurmanın derdındeydık ...