...ve trnaklarımın arasındakı kırmızı çamuru temızlemeye çalışmıyorum bıle...sadece huzurluyum...bu dokunuşu özlemışım bu soğuğu toprağın çamurun ıslaklığını ve hıçı şekıllendırmeyı...parmaklarımın arasında başkabışey oluşunu çamurun...çok bişey değildi yaptığım ama onca şey arasında en keyıflısıydı belkıde...zamanı şekıllendırmek gıbı...belkıde dıorum bazen belkıde ıstedığım gıbı olabılır herbışey...benımdışımda ne varsa şımdıkı zmana daır...fazlasına luzum yok bılıyorum...belkıde dıyorum bazen yureğim kuçuk kalmıştır sevgımın yanında...ellerın bıle kuçuk kalmıştır...gece kucucuk kalmıştırda bız sığamamışızdr...sahı ben senı nekadar sevmıştım...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar