Ana içeriğe atla
...butun sevdığın ınsanları eve toplamak hatta abartıp ışkence yapmak pahasına onalrı evde tutmak...bınımum ucretsız kurslara gıtmek...normal zamanda selamlaşmadığınız ınsanlarla fazlaca yakın ılışkıler kurmak...alışverışe çıkmak...evet tum bunlar ve buna benzer tum dığer çabalar bıle onun yuzunden yaşadığım salakça zamanları ruh karmaşasını bu boktan hıssı geçirmiyosa...acilen bi imdat çekıcıne ıhtıyacınız var demektır kafa tasınızı param parça edebılmek ıçın...ıçındekı bolca kıvrımlı et parçasınıda 7.katdan atabılmenız ıçın...7.kat çunku benım otrduğum daıre bu katda kı son 3saatdır bukadar yuksek bı katda oturduğum ıçın kufredıyo olmam tamamen şu andakı havaşartlarına bağlı bı durum...yukarıda yazdığım acıl durumda burada oturuyo olmak bı avantaja dönuşucek benım ıçın...neden ya neden bukadar şapşalımkı ben...gece kırılıp sabaha karşı unutup sabah yenılenıp umursamaz bı hale burunup nasıl gulumseyebılıyorum yuzune ben her defasında...bağıra çağıra ne varsa bırıktırdığım sövup saymak ıstıyorum heryerı yakıp yıkıp parçalamak butun camları kırmak o sustukça çığlıklar atmak ıstıyorum yeterkı bu umursamaz tavrı duşsun bu yaşattığı bıtsın...bıdaha görmıyım duymıyım bılmıyım dokunmayım ıstıorumda neden yapamıyorum...bılıyosun dımı senın yanında yok oluşlara bıle çoğukez razı ruhum...kırgınlıklar bırıktrmeye meyıllı...varlığının altında ezılırken bıle nasıl bı huzur bu...aklım anlayamazken varlığının nedenını ruhum yokluğunda pul pul dökuluyo sankı...yuzundekı o zafer kazanmış ıfade var ya hanı her yanyana geldığımızde...gözlerını oyma ısteğı uyandırıyo bende...kaldıkı benı kan tutar yapamam...kaldıkı tenın hafıfletır zamanı yakalayamam...herdefasında yarım kalıyo sende bı yanım...ve ben eksık hıssedıyorum nezaman başka bırıne dokunduğunu bılsem yarım yanım sızlıyo...konuşmadığın zamanlar kufredıyorum ya ben hep....konuştuğun zamanlar sebep bu karmaşaya...nasıl karanlık gece nasıl ıslak nasıl karman çorman soğuk...ve ben tek başıma camlardan gelen uğultular eşlığınde bı gece geçirmekteyım...dun yarın ıçın heycanlıydım bugun pek bı umıtsızım...bekledığınız bırı varsa ve gelıp gelmıyeceğı ılk andan berı kesın olmadığı halde sız bırden bıre gelın guvey olup kendı çapınızda bı heycan yaşamışsanız ertesı gun salakça bı hal alıyo bu heycan...bu kışıden heberde alamamktaysanız hele aman tanrım dahada bı boka sarıyo herbışey...kaldıkı bıde bıkaç zor zamandan can sıkıntısından ve kırgınlıktan kurtarmak gıbı bı mısyona sahıpse bu mısafırlık durumu sızı...aldıığınız şarabı daha fazla bekletmemenızı tavsıye eden bıkaç habr kaynağı bulun teşfık ve yardıma ıhtıyaç duymaktaysanız fazla umursamayın muhtemelen benım şu anda yaşadığım bu ruh halıne bu saatde destekde bulunucak bır ınsan musfeddesıne rastlamam pek mumkun olmıcaktr...sızınde olmaz aklınızda bulunsun böylesı buhran zamanları bıçok kışının kıçındakı pırelerle oynaşmakla meşgul olduğu dakıkalara denk gelıcektr...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
kazdağlarında öyle bir koku mevcutki insanın aklını başından alıyor ayaklarını yerden kesiyor inanamıyor insan doğanın böyle cömert oluşuna böyle mükemmel böyle eşsiz...yer gök kokuyor arkadaş...zamanı geçmek üzere olan narenciye çiçeklerinin kokusunu yeni başlayan zeytin çiçekleri kovalıyor adeta arada akşam sefaları karışıyor hele birde yasemin eklendimi dayanılmaz oluyor her nefes alışınız başka bir karnaval başka bir şenlik...lakin ne dersem diyeyim anlatılmaz yaşanır bir durum...koku olayı çok karmaşık birşey zaten insanın içine işleyen böyle her birşeyi derinlemesine kadar hatırlamanıza yardımcı olan...malum taşınma telaşındayım bıkac zamandır eşyalarım orada burada toparlanmaya çabalıyorum gideceğim güne kadar en azından toplu kalma çabası benımkısı dun sevdiceğimin yeşil yakalı tşortu geldi elime benimkilere karışmıs...butun herşey boğazıma takıldı kaldı sanırsın yutkunmak ne hıç öğrenmemişim orada öluverıcem nefessızlikten...34 koca gun 34 upuzun gece geçmış 34 kes gunaymış 34...
Birdaha asla eskisi gibi olmayacaktı artık ve biz bunun ağırlığının altında kalmış paramparça ruhlarımızla devam etmeliydik...belkide devam etmemeliydik henüz bilebildiğimiz zamanlarda değildik...ülkelerde savaşlar başlayıp biterken hala yeterince inandırıcı gelmiyordu  ölü insan vücutları...hayatımız manipüle edilmiş bi haber tadında olmaya başlamıştı...ve hiç olmadığımız kadar hırçındık artık hatanın her defansında bir diğerimizde olduğuna inanmak isteyen yanlarımız birbirinizi seven yanlarımızın çürüyor olmasını fırsat biliyordu sanki...acımasız birşeyler vardı ve biz hiç birşey yapamaz durumdaydık...birbirimizden bunca uzak yerlerdeyken biz bile hiç olmadığımız kadar acımasızlaşmıştık artık...o beklenen gün gelmiyordu dahada kötüsü gelmeyecekti de ve artık ikimizde bunu biliyorduk...yinede dilimizin ucundakiler bir diğerinden çok kendimizi fazlaca acıtacak cinsten olduğundan birtürlü çıkaramıyorduk kelimeleri...kelimeleri derleyip toplayıp düzgün cümleler kurmanın derdındeydık ...