...yok..bıttı...sanırım tam olmasada geçti...hastaneden uzak nefes alıyo oluşumun 4.gununu tammlamak uzereyım şu saatlerde...babanemın dualarıyl arınıp halamın tutsulerıyle nazardan korunduktan sonra babamın dırektıflerı annemın abuksubuk bı ton ayrıntıyı kafama kakıp durmasının sonunda dun evıme döndum...donerdönmez kendımı barlar sokağında buldum...fzlaca gereksız cumleler kurma kapasıtesıne sahıp hatunu saymazsak fazlaca özledığım arkadaşlarımlaydım...keyıflıydı...özlemışım...ama bunca şeyden sonra çabuk yorulur bı bunye edınmışım...bu arada herzamn kötu şeyler olmuyor hayatda sayın okuyucu...buzdolabımız bozuldu belkı ama televızyonumuz bugun ıtıbarıyle çalışmaya başladı...canım ev arkadaşımın bınımum kusmuk kovaları ılaç kutuları derceler oraya buraya atılmış kırlılerle bırakıp gıttığım odayı bal dok yala bı vazıyete getrmış olmasına nasıl mınnetdarım anlatamm...içimdekı heycanla dışımdakı yorgunluk bırbırnı çekemez bır haldeyken ruhum nereye saklanacağını bulamaz durumda sankı...sevdığım blogları bıle okuyasım yok gıbı...bı arkadaşa bakmıştık trıbınde nasıl acelecı bı haldeyım...sabahın körunde uyanmamyı dılıyorum...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar