...neydı...nasıldı...hatırlamaz hatır saymaz bı halı var gıbı gecenın...sususyorum...öyle çok susuyorum kı susuzluğuma şaşıp kalıyorum...sonrasında hiç bişey yokmuş gıbı olmamış gıbı hıssetmek ıçın zamanın yeterınce ileri gidip ona dair herşeyın gerıde kaldığından emın olunca...bir bardak soğuk su daha ıçıyorum...hatırlamaz hatır saymaz bı haldeyım...uyumak ısterken bıle sabahkı uyanışlarıma hayıflanıyorum...öyle çirkınım kı sabahları ıyıkı yanımda değil diyorum...sonrasında butun bı gunu hafıza sıfırlamakla geçiriyorum...çok başarılıyım şimdilik sonrasına bakıcaz...bugun anneme karpuzun çekırdeklerını ayıklarmısın ben çok yorgunum dedım kızdı bana...ne vardıkı ayıklasa...herşey daha guzel olabılırdı....
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar