Ana içeriğe atla

saçlarımda papatyalarla nasıl keyıflı bı bahar anlatamm şimdilerdekı...şu ara sınav öncesı gezıp tozma sokakları altust teme takılmaca...dun taksımdeydık sabaha kadar gırmedığımız mekan kalmadı...öyle çok oynadımkı 1yıl kımse benı dans ettıremez(=hava nasıl guzeldı bız nasıl keyıflı...özlemışım ıstanbulu dıbımde olmasına rağmen gıdemıyo olmamın ınan benımle hıç bı alakası yok...bı kaç gecedır ruya göremıyo olmamın nedenı alkolmudur acaba ne olur öle olsun sımsıyah olunca gece sonrasında gunum hıç ıyı gıtmıyo...yada bana öyle gelıyo bılmıyorum...dun ızleyıpde hatrlayamadığm bı fılmı daha yenıden ızledım sonrasında hıç bışı yapmadım geçen gecenın yorgunluğunu atma çabasındaydım ama genede sabah kadar otrdum...bazen bır dığerının uzağınızda olması ıyıdır...beraber olam ıçın uğraşıyo gıbı yapsanızda bu uzaklıktr asıl sızı heycanlandıran...karşılaşma fıkrıyse korkutur ıçten ıçe sanırım...ışte sırf bu yuzden seversınız belkıde bır dığerını bazen uzağınızdakı bırıne aşıkmışsınız gıbı davranmak çokça keyıflı olabılır...anlamlar yuklememılı boşluklara...boşluklarla yaşamayı öğrenmelı...gunler sonra odamı toplamış olmanın haklı gururunu yaşamaktayım an ıtıbarıyle ıhııı...uff gene akşam oldu...neyse okumam gereklı bıkaç kıtap var sınavlara kadar...baharı sevıyoruz şimdilerde zaman çok keyıflı zaten fazlasına luzum yok gıbı...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
kazdağlarında öyle bir koku mevcutki insanın aklını başından alıyor ayaklarını yerden kesiyor inanamıyor insan doğanın böyle cömert oluşuna böyle mükemmel böyle eşsiz...yer gök kokuyor arkadaş...zamanı geçmek üzere olan narenciye çiçeklerinin kokusunu yeni başlayan zeytin çiçekleri kovalıyor adeta arada akşam sefaları karışıyor hele birde yasemin eklendimi dayanılmaz oluyor her nefes alışınız başka bir karnaval başka bir şenlik...lakin ne dersem diyeyim anlatılmaz yaşanır bir durum...koku olayı çok karmaşık birşey zaten insanın içine işleyen böyle her birşeyi derinlemesine kadar hatırlamanıza yardımcı olan...malum taşınma telaşındayım bıkac zamandır eşyalarım orada burada toparlanmaya çabalıyorum gideceğim güne kadar en azından toplu kalma çabası benımkısı dun sevdiceğimin yeşil yakalı tşortu geldi elime benimkilere karışmıs...butun herşey boğazıma takıldı kaldı sanırsın yutkunmak ne hıç öğrenmemişim orada öluverıcem nefessızlikten...34 koca gun 34 upuzun gece geçmış 34 kes gunaymış 34...
Birdaha asla eskisi gibi olmayacaktı artık ve biz bunun ağırlığının altında kalmış paramparça ruhlarımızla devam etmeliydik...belkide devam etmemeliydik henüz bilebildiğimiz zamanlarda değildik...ülkelerde savaşlar başlayıp biterken hala yeterince inandırıcı gelmiyordu  ölü insan vücutları...hayatımız manipüle edilmiş bi haber tadında olmaya başlamıştı...ve hiç olmadığımız kadar hırçındık artık hatanın her defansında bir diğerimizde olduğuna inanmak isteyen yanlarımız birbirinizi seven yanlarımızın çürüyor olmasını fırsat biliyordu sanki...acımasız birşeyler vardı ve biz hiç birşey yapamaz durumdaydık...birbirimizden bunca uzak yerlerdeyken biz bile hiç olmadığımız kadar acımasızlaşmıştık artık...o beklenen gün gelmiyordu dahada kötüsü gelmeyecekti de ve artık ikimizde bunu biliyorduk...yinede dilimizin ucundakiler bir diğerinden çok kendimizi fazlaca acıtacak cinsten olduğundan birtürlü çıkaramıyorduk kelimeleri...kelimeleri derleyip toplayıp düzgün cümleler kurmanın derdındeydık ...