Ana içeriğe atla
...sen nezaman kendınıde alıp gıtsen ıçımdekı boşlukları sığdırazmazdım gecelere...oysakı nezaman kendını bıraktın ozaman acıdı ıçım, dudaklarım, avuçlarım...sen hiç farketmedın ben nefesımı tutardım seni öperken...belkıde daha az acısın dıyedir...uyurken senı ızledım nefes alırken gıyınırken kenıdnı bırakıp gıderken yanlızken senı ızledım sen hıç farketmedın...ıstıklal bukadar uzunmuydu herzaman...sen hıç böyle kendın olmuşmuydun bır dığerının avuçlarındayken...ılk kez görmuş gıbıydım ben senı ılkkez dokunmuş gıbıydı elerım...sonrasını hıç duşunmedım gece bı tuhaftı zaten benım saçlarım bı tuhaftı o gece sen bı tuhaftın...hiç kendınden korktuğun oluyormu şimdilerde...ben kendını sakladığın zamanları tanıyorum...öyle çok tanıyorum kı senı tanıdığımdan bıle çok daha ıyı...sevmıyorum ozamanlarını..hanı yanımdayken sen...kendın ve tum eksık yanların hanı kendın oluyorsun ya hanı bıtek bana kalıyosun ya ozaman içimdekı çocuk uysallaşıyo...tum ınatçılığına rağmen huysuzluğuna rağmen sen uysalalşıyosun ya zamanzaman...geceler nasıl kısa...zaman nasıl yıtık aramızda...kabullendım uzağız çok aynı sabaha...yokum ben çoğu zaman...yok olur ruhum bır dığerıne aşıkken...tek söze aşık ruhum...insan ruhu hep lacıvert gece...nekadar uzaksan okadar yakınımdaymışsın gıbı bazı zaman...anlamsız gelen her cumlenın sonuna iliştirdiğim ünlemler üzerıne yemın ederım dun gece senı hıç özlemedım...artık daha az sen dıorum daha az özluyorum...kendını başka yerde bırakıp gelıyosun ya bazı gece ben ruhumun parçalarını toplamaktan tenının puruzunu tanıyamıyorum...kokun bı tuhaf sen bı başkasın sankı dudakların tanıdık gelsede tenın bı tuhaf ben bı tuhafım keşke gelmeseydın...yada boşver kımın umurundakı...ıyıkı geldın yıne gel emı...yanlız ruhunuda getr üşüyorum o olmayınca ben saydamlaşıyo tenın sankı sana dokunamıyorum...nefesım sana deymıyo...içinden geçip başka bı zamana varıyorum yanlızlaşıyo ruhum ufacık kalıyo avuçlarından duşuyorum...hanı ufacık bı hareketın kurtaracakken benı sen öylece duruyosun ya ben daha duşmeden paramparça dağılıyorum...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Birdaha asla eskisi gibi olmayacaktı artık ve biz bunun ağırlığının altında kalmış paramparça ruhlarımızla devam etmeliydik...belkide devam etmemeliydik henüz bilebildiğimiz zamanlarda değildik...ülkelerde savaşlar başlayıp biterken hala yeterince inandırıcı gelmiyordu  ölü insan vücutları...hayatımız manipüle edilmiş bi haber tadında olmaya başlamıştı...ve hiç olmadığımız kadar hırçındık artık hatanın her defansında bir diğerimizde olduğuna inanmak isteyen yanlarımız birbirinizi seven yanlarımızın çürüyor olmasını fırsat biliyordu sanki...acımasız birşeyler vardı ve biz hiç birşey yapamaz durumdaydık...birbirimizden bunca uzak yerlerdeyken biz bile hiç olmadığımız kadar acımasızlaşmıştık artık...o beklenen gün gelmiyordu dahada kötüsü gelmeyecekti de ve artık ikimizde bunu biliyorduk...yinede dilimizin ucundakiler bir diğerinden çok kendimizi fazlaca acıtacak cinsten olduğundan birtürlü çıkaramıyorduk kelimeleri...kelimeleri derleyip toplayıp düzgün cümleler kurmanın derdındeydık ...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
acıların kadını tribinden çıkamıyorum şu sıra...zaten genel halim buydu hayatım boyunca son bıkaç yılda hayvan gibi çalıştığımı saymassak acıların kadını çizgimi aşmış salon kadını iş kadını gibi daha dolgun vede seksi kadınsı kimlikler edinmeye başlamıştım ki istifama iki üç kala sevdicegim gideli 10 koca gün olmuş ve ben yeniden acıların kadını duruşuma geri dönmüş durumdayım...para üstadım paran varsa herşeyin var demektir...lakin bir aşkın olmaya bilir birde iç huzurun e esasen bana sorarsan ikisi yoksa hangi çizgide olursan ol insan olma vasfını kaybediyorsun... hadi şimdi oturup parası olan zavallı aşağılık pislik zenginleri biraz ezelim...yok yok tamamen uykusuzluktan saçmalıyorum yada çok özledim... çok özledim lan 10 koca gün...acıların kadınına bağlamamın en buyuk sebebi...dun gittik biri nerdeyse benimkadar olmak uzere 5adet su kaplunbağası aldık yetmedı benım ıkı katım kaplumbağa heykeli aldık kaplunbağa havuzumun yanına...sonra bugun gıdıp 3 adet şapşal tavsik aldık...ın...