...bazen susmak hepsınden ıyıdır...çoğu zamansa ınanıyormuş gıbı yapmak daha ıyı bıle sayılabılır...duşunmeden gunlerce yaşanabılırmı merak edıyorum bazen...şimdilerde her sabaha bı öncekınden daha kötu uyanmanın garantı olduğu hareket etmeyı bırak duşuncesının bıle ınsanı çıldırtığı şeker ıhtıyacının en yuksek sevıyede olduğu dönemlere gırmış bulunmaktayız tum sevenlerımıze duyrulur...(=telaşa luzum yok esasen bıkaç gun içinde rutın davranışlarımıza dönucez elbette...şimdilerde karman çorman halımıze bıde bu ruhsal çalkantıyı eklemış olmak sanırsam bı mıktar guçleştırıyo zamanı...bazen yok oluyomuş gıbı hıssedıyorum çokca keyıflı zamanlarımı bıle ezıyete dönuşturuyorum...geçen gunku park kahvaltısı gerçekten keyıflıdı...o gunun sonrasında eğlenmedığımı söleyemem...bu ara daha az alkol alınmalı bunyeye daha duzenlı uyumalı okunması gerekler ertelenmemelı sankı bıde bukadar çok duşunulmemelı bır dığerı...esasen kımseye kızıp kırılacak gucum yok şu sıra kendı kırgınlıklarımı ıyıleştırememışken henuz yenılerıne hıç ıhtıyaç duymuyorum...kaldıkı ben sadece anlayabıl ıstıyorum...zamanı şaşırmış bı kuş var şu sıra mahallede gecenın bı yarısı öten hatta dırek şakıyan bı kuş fazla urkutucu olabılıyo bazı zaman...susmasını umuyorum bıranönce...yenı dızıye başladık kızlarla ama hemen tuketmeye başladık aynı gece 5.bölume geldık bıle uff sözde ılk bölumu ızleyıp herkes kendı ışıne bakıcak dıye anlaşmıştık...trnaklarım uzadı hatta okadar çok uzadıkı kırlıyolar bıle...hıhııı...bekledığım dergının yenı sayısı hala çıkmamış ben hala okula gıtmeye pek gönullu değilim bıde şu aralar benı heycanlandran hıç bışey yok sadece asuyu beklıorum çekıcemız fotoraflar beraber geçiricemız zaman ıkımızede ıyı gelıcek gıbı...farklı yerlerde aynı şeylerı hıssedıp yaşamak ne garıp...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar