Ana içeriğe atla
...konuşamıcak kadar yorgun hıssedıyorum sankı tum hucrelerımı...ve mıdem bulanıyo gıbı değil resmen mıdem bulanıyo...ve resım yapıyorum gercekten...ama yaptığım hıç bışey okadarda ıçıme ışlemıyo gıbı...bılemedığım onca şeyın arasında oturup okadar çok şey duşunuyo olmam çok yoruyo ruhumu...hıç bışey duşunmemek ıstıyorum...duşundukçe mutsuzlaşır gıbı bı halım var şu sıralar...sankı hıç bırşeye tahammulum yok gıbı...çok başka bı yerde ruhum...ve benım hıç halım yok onunla uğraşmak ıçın...sonrasını bılmıyorum çokca heycansızım...zamanı yıtırmış gıbı hıssedıyorum...geçicenı bılmekse ayrı bı sınır harbı yaşamama sebep sankı...bunca mutsuzluk boşuna gıbı hayat bı mıktar şaka gıbı...sarhoşmu olmalı bu hafta gunlerce...nasıl bıter ruhumun benden kaçışı...kendıne yetememekmı bu...yoksa kendını nekadar ıyı bıldığını bılıpde yınede aklına esenı yapmakmı...kımse bukadar gelmese ustume...ben kımsenın kaçışları olmasam...kımse özur dılemese...sussam bugun yarın sonrasında yada hemen öncesınde...gözlerımı kapamaktan korkuyorum...bıldığım tum nedenlerı denıze attım sabah...kımseler bılmesın ıstıyorum...ruhum bıle bu denlı uzakken kendıme en yakınımdakıne nasıl hayıflanayım...ne dıyım ben şimdi bır dığerıne...susuyorum sadece...susmam gereklıymış gıbı hıssedıyorum...bırazcık daha tanımış olsa asıl sessızlığımden korkardı...gevezelıklerıme dayanamamak yerıne...hak vermıyo da değilim hanı bazen ben bıle kendıme katlanamaz hale gelıyorum...okumam gerekenlerı okuyup azbuçuk çizip boyayıp sonrasında uyuyup belkıde dayanamayıp sarhoş olup geçmesını beklıcem bıkaç zaman...keske kımse bukadar ustume gelmese eksık yanlarımıda kabuledebılse böylesıne ıncıltmese herseferınde...bıde suça ortak etmese...nekadar zamandır bırbırımızı sevdığımızın bı önemı kalmıyo böle zamanlarda...hala dostluğa olan bı mıktar ınancım bıle yetersız kalabılıyo çoğukez...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
kazdağlarında öyle bir koku mevcutki insanın aklını başından alıyor ayaklarını yerden kesiyor inanamıyor insan doğanın böyle cömert oluşuna böyle mükemmel böyle eşsiz...yer gök kokuyor arkadaş...zamanı geçmek üzere olan narenciye çiçeklerinin kokusunu yeni başlayan zeytin çiçekleri kovalıyor adeta arada akşam sefaları karışıyor hele birde yasemin eklendimi dayanılmaz oluyor her nefes alışınız başka bir karnaval başka bir şenlik...lakin ne dersem diyeyim anlatılmaz yaşanır bir durum...koku olayı çok karmaşık birşey zaten insanın içine işleyen böyle her birşeyi derinlemesine kadar hatırlamanıza yardımcı olan...malum taşınma telaşındayım bıkac zamandır eşyalarım orada burada toparlanmaya çabalıyorum gideceğim güne kadar en azından toplu kalma çabası benımkısı dun sevdiceğimin yeşil yakalı tşortu geldi elime benimkilere karışmıs...butun herşey boğazıma takıldı kaldı sanırsın yutkunmak ne hıç öğrenmemişim orada öluverıcem nefessızlikten...34 koca gun 34 upuzun gece geçmış 34 kes gunaymış 34...
Birdaha asla eskisi gibi olmayacaktı artık ve biz bunun ağırlığının altında kalmış paramparça ruhlarımızla devam etmeliydik...belkide devam etmemeliydik henüz bilebildiğimiz zamanlarda değildik...ülkelerde savaşlar başlayıp biterken hala yeterince inandırıcı gelmiyordu  ölü insan vücutları...hayatımız manipüle edilmiş bi haber tadında olmaya başlamıştı...ve hiç olmadığımız kadar hırçındık artık hatanın her defansında bir diğerimizde olduğuna inanmak isteyen yanlarımız birbirinizi seven yanlarımızın çürüyor olmasını fırsat biliyordu sanki...acımasız birşeyler vardı ve biz hiç birşey yapamaz durumdaydık...birbirimizden bunca uzak yerlerdeyken biz bile hiç olmadığımız kadar acımasızlaşmıştık artık...o beklenen gün gelmiyordu dahada kötüsü gelmeyecekti de ve artık ikimizde bunu biliyorduk...yinede dilimizin ucundakiler bir diğerinden çok kendimizi fazlaca acıtacak cinsten olduğundan birtürlü çıkaramıyorduk kelimeleri...kelimeleri derleyip toplayıp düzgün cümleler kurmanın derdındeydık ...