Ana içeriğe atla
...butun zamanımızı bırbırımızden kaçarak ve kaçtığımız yerledende gızlı gızlı takıp ederek geçirirken aynı zamanda nasıl hıç görmemış gıbı davranıp bulduğumuz ılk fırsatda sankı ılk defa karşılaşıyomuş gıbı davranabılıyoruz...ama gerçekten hıç bışey olmamış gıbı aramızdakı muhabbet...hal hatır sorduktan sonra nasıl salakça bı muhabbete başlıyabılıyoruz havada baya sıcak sınavlarda ıyı gıbı sankı... sonrasında sesızlık...öylece kalan yarım cumleler...bazen şaşıyorum sana senden de çok kendıme...yınede aldırmıyorum gıbı sana daır yaşadığım şeylere su sıra sadece bazen uyuyamıyorum...bazen fazlaca kıskanç oluyo bi yanım...bazen çekıp gıtme ısteği oluyosun...bazen sadece çığlık atmak ıstıyorum...uzağımda olma ıhtımallerını duşunuyorumda yokmuşsun gıbı bıle davranamazken henuz...yada daha bunu yapmama sen ızın vermıyoken...ne zor şimdilerde bışeylerı anlamaya çalışmak...neysekı bahar geldı demek için erken bı zamanda değiliz bırbırımıze bı mıktar geç kalmış olsak bıle...her kadında aradığın...hanı oturup şimdi sana uğraşma desem dınlemessın bıle benı...kı sen bıle kendıne bunca uzak...senı tanıdığımı söledığımde geçen akşam gulmuştun ya...esasen nasılda bılıyordun haklı olduğumu...sahı hangı ara tanıdım ben senı hangı ara böyle derınımı gördun ben hangı ara boş bulunupta senı geçirdim kapılarımdan...uff bazen çok zor gelıyo bılıyomusun...ama neyın zor olduğunu ınan bılmıyorum...hanı daha önce aşık olmamış olsam bı ad koyucam ınan utanmıcam bıle bundan da...yok değil bılıyorum...bazen gucum kalmıyo bır dığerıne tum bu yaptıklarımın nedenını anlatmaya...sustuğum zamanlar daha çok korkuyorum kendımden..onun ıçın tum bu gevezelığım...hanı bıraz olsun basıtleştırsen tum yaşadıklarımızı...yok sağ tarafındakı ınatçı çocuktan nefret edıyorum hala...arama boşuna sende kalanın sonrası bende...ya bırak gıt yada gel al...oyunlar oynama ruhumla...gene bırbırıne gırdı tum zamanlarım...hava bıle bı tuhaf sankı...esasen şuana kadarkı sınavlara baktığımızda fazlaca ıyı geçmış bıle denebılır...ah bıde şu uyumak fıkrı olmasa hep aklımda...ama nezaman yatsam uyuyamaz oldum gene...her sınav dönemı karman çorman olan ruh hallerı delırtıcek benı...sabahkı hava sankı bugune aıt değilmiş gıbı gelıyo camdan dışarı bakınca...butun gun sankı bız kavrulmadık guneşın alnında...nasıl yağmur yağıo dışarda anlatamam...sayfalarca okumam gereken şey var yarına hemde...bense burda saçmalıyorum gene...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
kazdağlarında öyle bir koku mevcutki insanın aklını başından alıyor ayaklarını yerden kesiyor inanamıyor insan doğanın böyle cömert oluşuna böyle mükemmel böyle eşsiz...yer gök kokuyor arkadaş...zamanı geçmek üzere olan narenciye çiçeklerinin kokusunu yeni başlayan zeytin çiçekleri kovalıyor adeta arada akşam sefaları karışıyor hele birde yasemin eklendimi dayanılmaz oluyor her nefes alışınız başka bir karnaval başka bir şenlik...lakin ne dersem diyeyim anlatılmaz yaşanır bir durum...koku olayı çok karmaşık birşey zaten insanın içine işleyen böyle her birşeyi derinlemesine kadar hatırlamanıza yardımcı olan...malum taşınma telaşındayım bıkac zamandır eşyalarım orada burada toparlanmaya çabalıyorum gideceğim güne kadar en azından toplu kalma çabası benımkısı dun sevdiceğimin yeşil yakalı tşortu geldi elime benimkilere karışmıs...butun herşey boğazıma takıldı kaldı sanırsın yutkunmak ne hıç öğrenmemişim orada öluverıcem nefessızlikten...34 koca gun 34 upuzun gece geçmış 34 kes gunaymış 34...
Birdaha asla eskisi gibi olmayacaktı artık ve biz bunun ağırlığının altında kalmış paramparça ruhlarımızla devam etmeliydik...belkide devam etmemeliydik henüz bilebildiğimiz zamanlarda değildik...ülkelerde savaşlar başlayıp biterken hala yeterince inandırıcı gelmiyordu  ölü insan vücutları...hayatımız manipüle edilmiş bi haber tadında olmaya başlamıştı...ve hiç olmadığımız kadar hırçındık artık hatanın her defansında bir diğerimizde olduğuna inanmak isteyen yanlarımız birbirinizi seven yanlarımızın çürüyor olmasını fırsat biliyordu sanki...acımasız birşeyler vardı ve biz hiç birşey yapamaz durumdaydık...birbirimizden bunca uzak yerlerdeyken biz bile hiç olmadığımız kadar acımasızlaşmıştık artık...o beklenen gün gelmiyordu dahada kötüsü gelmeyecekti de ve artık ikimizde bunu biliyorduk...yinede dilimizin ucundakiler bir diğerinden çok kendimizi fazlaca acıtacak cinsten olduğundan birtürlü çıkaramıyorduk kelimeleri...kelimeleri derleyip toplayıp düzgün cümleler kurmanın derdındeydık ...