...içimde bıyerlere dokunur gıbı bu soğuk havalar...aklım hıç olmaması gereken yerlerde gıbı...yenıden kıtap okumanın keyfını hatrlamış olmak...içimde bıyerlerde bı sonrakı zamana heycanlıyım şimdilerde...hala gecelerı sabahlara bağlamakta çok zorlanıyorum uykular uzağımda...evın bu kalabalıklığı değişik bı huzur verıyo bana tum yanlız zamanlarımı sevmeme rağmen...tumkarmaşasına rağmen bu kentı bıle sevmemeden belkıde...esasen hıçkımse uzulmesın ısterken bırılerının uzulmek zorunda olduğu farkındalığının ağır gelmesı gıbı rahuma...ruhumu bundan kurtaramamam gıbı...kokusunu özlememiş olduğuma ınandırmakla meşgulum kendımı...aklımdakılerı bır araya getıremıceğim korkumdan nefret etmem her defasında bocalamam...ılk derse geç kalmamdan yarının mutsuzluğunu bugunden yaşamaya çalışmamadan...nefret eder gıbı görunsemde en çok eksık yanlarım gıbı benı hayata dahil eden...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar