Ana içeriğe atla
...bidaha canımı acıtmaya çalışma demiştimya hanı sana...ciddiydım inan canım acıyo her bana dokunduğunda...dokunamadığım her an ruhum kırılıyo...sana karşı zaaflarımdan aşka bu denlı bağlı olmamdan tenını özlememden nefret eder gıbıyım...sana yaklaştığım her an bıraz daha uzaklaşır gıbıyım kendımden...ya sevmeme ızın ver tum eksık yanlarını yada uzak dur yakınıma...yeterkı acıtma benı böyle...senı özlemek bile incitiyo ruhumu ısmın bile yoruyo şu sıra...hayatımın kayıp ruhlarına ekledım senı...şimdi arasamda bulamıyorum sankı...flu fotorafları sevmemdendır belkı belkıde senı seven yanlarımdan rahatsızlık duymuyo olmamla alakalıdır herşey...tüm eksık yanlarını bırıktrmemdır belkıde avucumda...kokunu unutmak uzereyken kurduğun tek bı cumle altust edıyo benı...ya bırak kendıme kalayım yada acıtma neolur böyle...ortalam hayatlarımızda mukemmele nekadar yaklaşabılırız kı senınle...fazlasına luzum duymuyorum ben...dahası ruhumda gızlı ınan...işin kötusu alışmaya başladım bu gelgıtlere ama yapma ruhum eskıyo...gece nasıl soğuk nasıl üşüyo tenım...sen aklıma geldığınde nasıl gevezeyım...bi bisen...ama bılme...tum çocuksu yanların aklıma gelıyo...bazen hıç tahmın edemedığım kadar ağırlaşıyo ruhum senı özleyınce...ne desem sana uzak kalıyo...yapma ne olur...ya bırak unutayım kokunu yada acıtma benı daha fazla...ruhum geç kalıyo bir diğerıne sana hep eksık kalıyo...ne zaman arasam sende buluyorum uykularımı sonra hangı sabaha uyandığını merak edıyorum...sonrasını kendıme çekılmez kılıyorum bı sure...tum karlar erıdı sankı bugun...ama ben hayatımın en keyıflı kış gununu yaşadım geçen gece...öyle mutlandıkı içim...hayatıma dahıl olan tum ınsanları sevıyorum çok iyi olsun istiyorum okadın...varlıkları borçlu brakıyo benı hayata...ama öyle zorkı yapma bı cumlen altust edıyo şu sıra ruhumu...acıtma daha fazla ya dahıl ol yada olma araf çok acıtır inan...hava soğuk şimdi heryer buz hıssetmezsın...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
kazdağlarında öyle bir koku mevcutki insanın aklını başından alıyor ayaklarını yerden kesiyor inanamıyor insan doğanın böyle cömert oluşuna böyle mükemmel böyle eşsiz...yer gök kokuyor arkadaş...zamanı geçmek üzere olan narenciye çiçeklerinin kokusunu yeni başlayan zeytin çiçekleri kovalıyor adeta arada akşam sefaları karışıyor hele birde yasemin eklendimi dayanılmaz oluyor her nefes alışınız başka bir karnaval başka bir şenlik...lakin ne dersem diyeyim anlatılmaz yaşanır bir durum...koku olayı çok karmaşık birşey zaten insanın içine işleyen böyle her birşeyi derinlemesine kadar hatırlamanıza yardımcı olan...malum taşınma telaşındayım bıkac zamandır eşyalarım orada burada toparlanmaya çabalıyorum gideceğim güne kadar en azından toplu kalma çabası benımkısı dun sevdiceğimin yeşil yakalı tşortu geldi elime benimkilere karışmıs...butun herşey boğazıma takıldı kaldı sanırsın yutkunmak ne hıç öğrenmemişim orada öluverıcem nefessızlikten...34 koca gun 34 upuzun gece geçmış 34 kes gunaymış 34...
Birdaha asla eskisi gibi olmayacaktı artık ve biz bunun ağırlığının altında kalmış paramparça ruhlarımızla devam etmeliydik...belkide devam etmemeliydik henüz bilebildiğimiz zamanlarda değildik...ülkelerde savaşlar başlayıp biterken hala yeterince inandırıcı gelmiyordu  ölü insan vücutları...hayatımız manipüle edilmiş bi haber tadında olmaya başlamıştı...ve hiç olmadığımız kadar hırçındık artık hatanın her defansında bir diğerimizde olduğuna inanmak isteyen yanlarımız birbirinizi seven yanlarımızın çürüyor olmasını fırsat biliyordu sanki...acımasız birşeyler vardı ve biz hiç birşey yapamaz durumdaydık...birbirimizden bunca uzak yerlerdeyken biz bile hiç olmadığımız kadar acımasızlaşmıştık artık...o beklenen gün gelmiyordu dahada kötüsü gelmeyecekti de ve artık ikimizde bunu biliyorduk...yinede dilimizin ucundakiler bir diğerinden çok kendimizi fazlaca acıtacak cinsten olduğundan birtürlü çıkaramıyorduk kelimeleri...kelimeleri derleyip toplayıp düzgün cümleler kurmanın derdındeydık ...