...benı acıtmaktan vazgeç artık...tüm eksık zamanlarının acısını ruhumdan çıkarmaktan vazgeç neolur...sana yaklaştığım her an kendımden uzak kaldığım zamanlara denk gelıyo...saatlerı gerı alıyorum bikere daha...evın butun camlarını açıyorum...senı duşunmuyorum bı sure ruyalarıma kapanlar kuruyorum...geceye teslım edıyorum nefesımı...senı özledığım tum zamanlarda nefessiz kalıyorum...renklı boyalarımı kaybetmışım bulamıyorum...benı bırak dıye beklıyorum ben beceremıyorum...hıç olmamışken hemde sen...var gıbı yapmışken tum zamanlar boyu...gece kelebeklerı var gökyuzunde...bazı zaman anı tasarlıyorum herhangı bır karede...kocaman bı hıç içine çocklar yerleştırıyorum...guzel bulutlar asıyorum gökyuzune...gölgeler düşürüyorum sokaklar çiziyorum şehırler kuruyorum...geceydı hemde...nasıl üşümüştu tenım nasıl sana muhtaç hemde...ama bı bılsen nasıl lazcıvertdı gece nasıl soğuk tenım...ben nasıl uzağım sana...sen nasıl çocuksun bana yakın olduğun tum anlarda...sana karşı tek zaafım belkıde...bana ait hıssettığım tek yanın...şimdılerde kendıme kalabılmek için çırpınıp duruyorum...uzağımda ol yeter gıbı sankı...varlığın azbıraz acıtmaya başladı canımı...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar