Ana içeriğe atla
...gece uyandığımda bomboştu yanım...tam karşımdaydı hanı bilmesem çocuk sanırım hanı bi yanıda çocuktur ya hep...her parçasına dokunabilmişken tüm bi gece bu denlı uzak oluşuna hiç şaşmıyo ruhum...sebebini bilmediğim kayıtsızlıklarım var onakarşı bide karman çorman eden sevilesi zamanlar...toplayıp dolabın en ust rafına kaldırdım dün gece tüm bu karman çorman ruh hallerini...nedenını bilmediğim kendime ters kendime uzak zamana eksik kaldığım yinede ona kaldığım anlar...esasen pek bi hızlı şu sıra hayat ve hüzün bi kadının siyah saçları arasındaki beyazlar gibi...eksik kalanlar gibi belkide hiç olmayanlar olmasını istemediklerimiz yinede yaşanılanlar...eskıten yaşamlar eskiyen hayatlar...dokunduğuna uzak bi sonrakıne yasak zamana tutsak olmak gibi...hiç bilememek gibi anlamlar yuklemek istememek gibi yinede anlamlandırmak gibi en küçük zaman parçasını bile bir diğerine bağlamak gibi...rahatsız olmak gibi ötekinden ve öteki oluşuna bakıpta şaşmak gibi...hayatın hızından başımın dönmesi...ne varsa hayata dair işte tamda şurda ayaklarımın dibinde hemde...sevincim buruk o fotoraf ta en başından benım içimi incitmişti...biraz eksik hissettirdi biraz yordu yinede hayatı hatrlatti bi parça...ve nedenlı sevdiğimi sokakları çockları o şarkıları...dahasına cesaret bana güç verdi yinede biraz eksikti belki ama...kendin olmanın ve tüm güzel dostlarla geçirilen zamanın değerini hatrlattı...şimdilerde hayat bi miktar hızlı fazlaca zevkli biraz karman çorman mavi gibi geceler ve ben ben ve çocuk yanlarım ben ve mavi duvarlarım kırmızı saçlarım ben ve tüm güzel kentler hemde çıkmaz sokaklarına rağmen...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bekle dedi gitti Ben beklemedim, o da gelmedi... Ölüm gibi bir şey oldu ayrılık Ama kimse ölmedi... özdemir asaf
...1hafta 3200km yol 35 saatden fazla yolculuk...hatay,maraş,antep,urfa...güneydoğunun güneşi başka doğuyormuş gerçekten...havada baharat kokuları lımon çıçeklerınınkıne karışmış ne çok dınlendı duruldu ruhum...ne zaman başladı ne zman bıttı anlamadım bıle...o gun bar sandalyesınde hakan gıdelım mı dedığınde gıdelım lan demıştım ama lafta klamasın gıdelım...gıttıkde gerçekten...ıyıkıde gıtmışız...okadar çok tatlı yedımkı butun yolculuk boyu bundan sonrakı bı 3yılı şekersız geçirebılır bunyem sanırım...hatayda 3gun yettıremedık gezmeye yer görmeye...helekı serın yolda özkan abının mısafır ağırlama şeklının bızım kafamızdakı mısafırlık ve evsahıplığı kavramlarını altust edışını hıç unutmıcam sanırım...bızım kahke ve çay bekledığımız ıkramın çok başka bışekılde gerçekleşmış olmsı şoku atlattığımız andan ıtıbaren fazlaca keyıflıydı...en son ballantınes şışesıyle titüs tunellerınde koşturuyoduk sanırım samandağ yakınlarında...hatay sınırlarındakı butun ilçelerinde kunefe yemiş olmanın haklı...