...önce gitmek istiyorum...sonrasında kalmak...gitmekle kalmak arasında karman çorman oluyo tüm zamanlarım...kurtaramıyoruz ruhumuzu bir diğerinden...herdefasında yeniden...gidemediğimiz tüm şehirlere adadım az önceki şarkıyı...içimdeki karmaşanın yüzüme yansıyan tarafından bi parçada sana ayırdım bu sabah sana uyandım...uğur böcekleri topladım bahçeden sonra kıyamadım saldım...yok bunu uydurdum...ama eğer yağmurlu olmasaydı hava ve tüm kötü niyetimle üşenmeyip çıkıp uğur böceği toplasaydım eğer inan dayanamaz salardım...kış geliyo ya nasıl heycanlıyız..ben ve tüm çocukluğum...çokca özlenen zamanlar varsa içinize batan her defasında...kapatıp gözlerinizi ...1...2...3...derin bi nefes...herşeyin geçebiliyo olması ne harika...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar