..ve tutamıyorum zamanı...ne yaparsam yapıyım...uzanıp dokunmaya çabalıyorum yüzündeki yanlızlığa gücüm yetmıyo...öyle sıcak ki hava zaman avuçlarımın arasında eriyo...çıkarıp üzerimdeki tüm kötü zamanları soyunuyorum...dalgaları sayıyorum bir süre parmak uçlarımda çakıltaşlarını hissediyorum...yürüyorum gözlerimi kapayıp açtığımda su belimi geçmiş oluyo son bikez daha nefes alıp kendimi brakıyorum...sonrası soğuk sonrası mavi sonrası en derin yerlerim...ve benim...yeniden doğduğumu hissediyorum ruhuma dokunuyorum aşkı hissediyorum...sonrası hep mavi sonrası en derinim...sonrası hep bir öteki...ufacık bi tebessüme aşık kaçamak bi bakışa hayran...ve tutamıyorum zamanı avuçlarımdan akıyo...ellirine ihtiyacım var...hadi şimdide nefesini tut...bir...iki...üç...sonrası mavi sonrası benım en derinim....
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar