bağbozumu mevsimini beklemekle geçiriyorum bugünlerde vaktimi...kırılan yanlarımı sarıp sarmalayıp saklıyorum sonra uyuyup uyanıyorum...geçmiş olmasını diliyorum gözlerimi her açışımda geçebilmiş olan onca şey gibi...bağbozumunda gün batımları var aklımda bide rüzgar gülleri adaya has rüzgarları içime işleyen serinliği henuz yazbitmeden hemen önce...ben ve tüm güzel zamanlarım iyi yanlarım tutkularım turuncu saçlarım yarıda kalmış olsada bazı zaman hayallerim ve bana ait zamanlarım...ve taze şarap ve aşk ve...ve olmasını istediğim herşey...çıplak ayaklarım turuncu saçlarım taze şarabın mayhoş tadı fısıldayan rüzgar ve ben ne çok yakışıcaz bağbozumu mevsimine...kumdan yaptığım kalelerimin her defasında yıkılmış olması gerçekten umrumdamıydı yada umrum neremdeydi bi umurum varmıydı hatırlamıyorum sanırım ve bundan çok büyük zevk alıyo gibiyim umursamıyo olmak böle bişey galıba bilmiyorum...şimdilerde sadece beklıyoruz dahasına luzum duymuyoruz...
Birdaha asla eskisi gibi olmayacaktı artık ve biz bunun ağırlığının altında kalmış paramparça ruhlarımızla devam etmeliydik...belkide devam etmemeliydik henüz bilebildiğimiz zamanlarda değildik...ülkelerde savaşlar başlayıp biterken hala yeterince inandırıcı gelmiyordu ölü insan vücutları...hayatımız manipüle edilmiş bi haber tadında olmaya başlamıştı...ve hiç olmadığımız kadar hırçındık artık hatanın her defansında bir diğerimizde olduğuna inanmak isteyen yanlarımız birbirinizi seven yanlarımızın çürüyor olmasını fırsat biliyordu sanki...acımasız birşeyler vardı ve biz hiç birşey yapamaz durumdaydık...birbirimizden bunca uzak yerlerdeyken biz bile hiç olmadığımız kadar acımasızlaşmıştık artık...o beklenen gün gelmiyordu dahada kötüsü gelmeyecekti de ve artık ikimizde bunu biliyorduk...yinede dilimizin ucundakiler bir diğerinden çok kendimizi fazlaca acıtacak cinsten olduğundan birtürlü çıkaramıyorduk kelimeleri...kelimeleri derleyip toplayıp düzgün cümleler kurmanın derdındeydık ...
Yorumlar