...kağıtdan hayallerimizi yüzdürdüğümüz sular nasılda derinmiş boğulduğumuz sular yanında...zaman biraz yavaşlasa... dokunduğum yerlerin acıtır canımı son bikez daha öperken seni bukadarı fazlaydı ruhuma...kamançorman kalabalık şehirlerde unutuyorum tüm beni mutsuz eden adamları yüzüme değen rüzgarla güçleniyo ruhum yenıden... içimden geçen vapurlara el sallıyorum şimdierde rahat bırak şehrimin hasta kuşlarını...inanmak için görmek değil görmek için inanmak lazım derken gereğinden fazla dinledim dedim..kendimi braktım ona inandım gereğinden fazla incitildim...hissetmediğim adamlarla ruhumu oyaladım kendimi erteledim!herkes gölgelerine saklanırken ben durmadım yurudum...mutsuz oldum yurudum dizlerim kanadı yurudum asık oldum yurudum terk edildim bazen terk eden oldum yine yururudum çok sevıldım yurudum kaybettim yurudum sahıpoldum yurudum ...yıtırdım tukendim yurudum ...inanmaktandı tüm bu aldanışım kimse kendi gibi değilken kendim olabilmekti tek derdim şimdi sus neour öle yorgn ki ruhum yalandanda olsa bişeyler anlat bir bira daha içelim sonra bu güne minnetdar kalalım...dahasına hiç luzum yok inan bana...sonrası hep mutsuz zamanlar yanındayken bile çok uzağında olmalar o dosta bidaha hiç sarılamamak kadar o adama pişman kendine yenık zamana yitik kalmalar...ruhumdan yapboz oynama çok canım acıyo baksana gözlerime...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar