...bir varmış...birden yok olmuş...tüm güzel şeyler birden nefrete dönüşürmüş...geçermiş ama yinede çok kanıtırmış...hiç bişey değilde ençok sölenenler incitirmiş...oysakı sadece kocaman bi hiçmiş...yitmiş gitmiş geçkalmış yalanlar sölemiş yağmalamış yıkmış yok etmış...de hala içi rahat etmemiş herkes ne görmek isterse ona inanırmış birileri belki biyerlerde hala birbirini sevebilirmiş...insanlar acaleci hayt gereğinden hızlı zaman acımasız bizler yitik yalanlar gerçek oyunlar sahte...hadi çıkar maskelerinide öle gel bu sefer yanıma...hiç dokunmamalıydın bana ve benim hiç pişmanlıklarım olmamalıydı sessizce geçip gitmelıydın kıyımdan bukadarına hiç luzum yoktu esasen inan bana...ki değerlı kalaydın eksilmeseydı hayatlarımız ki zaten kocaman bi hiçmiş ben hala kendi ruhumun derdinde...birileri yalanlara inanmak için bukadar hazır beklerken ben salakça zamanlarımı bi sonrakine devrediyorum...ruhum daha hafifken bile hala cvpları olamayan sorulara anlamlar yuklemeye çabalıyorum...keşke ben yanılmış olsaydım sölediklerimdede bukadar mutsuz edilmiş olmasaydım...hayat tekrarlama kendini artık her seferinde birazdaha eksiliyorum...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar