yarının güneşli olma ihtimaline sevinip yarının bizzat kendisine heycanlanıoruz...yağmur yağarsa tüm planların çöpe gitme ihtimalleriyle ise kör ebe oynamayı uygun buldum...bide bugun geçebildiğini bikere daha anladım bikere daha gördüm iliklerime kadar bişeyler hissettimde sadece geriye geçmiş olduğuna dair bişeyler kaldı...kendi zincirlerimizi kıramayızda hep bi diğerini azad etmeyi gururlu bi fedekarlık sayarız...oysa öle basittirki herşey zorlaştırdığımız hayatlarımızda görme yetimizi kaybetmiş olmak nekadar uzer ruhu...yarın uyandığımda guneşı görmek ıstıyorum...herşey biraz daha mutlu olmak adına ve aklımda yarın ki gün ışıkları var...sonunu bildiğim kitapları farkettimki uzun zamandır yarıda bırakıyorum okumuorum...farketmeden yaptığım bişey bu nedenini anlayamıorum bazen kendimi kontrol edemedğm zamanlar yaşıorum...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar