ve esasen hiç bişeye deymiyodu tüm bu paramparça dağılan ruh halleri...zaman hiç bişeye iyi gelmezken kötü gelyo olduğunuda kimse idda edemezdi...belkide ben buyutuyodumda içime sığmıyodu böle zamanlar içimdeki şehrin sokaklarına sığmayan sesizlikler benim kulaklarımı sağır ediyodu...bugün daha hafif sanki ruhum...onun cümlelerine ihtiyacım varmış belkide iyiki varsın asu ve hep de orda olucanı bilmek büyük güvence...şimdilerde bıraktım hayatımın iplerini oturp rüzgarda savruluşlarını izliyorum keyifli bi kayıtsızlık üzerimdeki çok keyif alıyorum bu durumdan şimdilerde...ona inanmak istiyo olmam hala bişeylerin kötü olabileceği ihtimalini silemiyo ne yazıkki...ama benim yapabilecek hiç bişeyim kalmadı artık bir diğeri için bir süreliğine dinlenmeye aldım ruhumu...gidenler nasılsa gidiyo ben çığlıklar atıyo olsamda dönücek olmaları hiç bişey deiştirmiyo hemde...zaman daha yavaş geçecek bugünlerde birileri bişeyler yapmalı eğer hala bi şansı olduğuna inanıyosa şayet...duymak istediğim değil sadece duyabiliyo olma ihtimalimden bahsediyorum kurduğun cümlelerin kaç gram olucanı sen belirle...küçük iskender nasıl hayatımın şairlerinden bu sıralar...ve nasıl keyifli sokaklarda yürümek...hatta bazen yanlızda olsan ıslanmak...babasının kucağındaki ufaklığa dil çıkarmak...dilenci çocuğa cebindeki son 1lirayı vermek...kendi karmaşanı unutum diğerinnkini çözmek için uğraşmak...bugünlerde zamandaha yavaş hayt daha zevkli rtuhum biraz daha hafif olucak eminim...ilk defa hiç bişey bilmediğime yemin edebilirim(((=
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar