nedenini hiç bilmedim sadece öle hissettim şimdilerdeki gibi aynı...içimöe batan bişeyler var sanki kötü giden bişiler...ne olduğunu bilmediğim ama...sussasım geliyo durup dururken yada gereğinden fazla konuşma isteği gelip bünyeme yerleşiyo...kendimi durduramayıp nefret ettiğim zamanlar böle durumlar...yinede elimiz mahküm yaşıyoruz...elimiz mahküm yaşanıyoruz...önemli olan eskimio olmak sanırsam ama ondan bile emin olmadığım zamanlardayım...anlatılan masallara inanmak isteyen yanım hep ağırbasıyo...nie budenli huzursuz yine benim ruhum...aşkın ışıkları vurmuyo bu şehre şimdilerde...yada herseferinde kapalı oluyo benim gözlerimş...başka bi şehre giden bi bi trenin 56numaralı koltuğuna bi kişilik biletim var...içimi acıtan ölesine özlenen...çok tan geçmiş olan...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar