ne gökyüzüm var bol güneşli sana hediye edebileceğim nede,başka dünyalarım yada ne biliyim güzel bi şatonun altın anahtarı ne isterdin ki bilmiorumda zaten...zaten fazla bişeyede sahip değilim esasen...ben ve küçük ellerim bide cümlelerim var bazı zaman eksik kalan...soğukmu bu aralar acaba hava bilmiorum hissetmiorum saırım hissettiğim zamanlardada küçük bi kanyak şişesinden istenilen yardım bile yeterli olmuyo...hiç yardımı olmuyo senden çok uzak bi adamın...karman çorman hayatlarımız içiçe geçmişken bizler giderek yalnızlaşıyoruz oyuncak sevgiler kurup birbirimize armağan ediyoruz ve birbirimizi mutlu olduğumuza inandırmaya çabalıyoruz sırf biraz daha hafiflesin diye vicdanlarımız...yarını aklıma bile getirmek istemezken öbürgünkü planların içinde boğummamak adına tutuncak zamanlar arıorum...bazen de mutlu zaman aralıklarına taşınıyorum...ne hissettiğimi bilşememek içimi ürpertio..bir diğerinin nefesini saçlarının arasında hissetmek gibi...bir diğerini üzmek istememek gibi ama yinede devam etmek gibi zaten hayatlarımız hep biraz eksilmiş gibi...üşüyen ellerimiz gibiydi başka bişehrde ki başka bi sabahı düşünmek günaydını başka bi dilde duymak...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar