Ana içeriğe atla
şeftali şarabının verdiği mayhoşluktan olsa gerek tüm bunlar...aşık olmaktan korkmak gibi aptalca bi duygu şimdilerdeki...yada saçlarımın yeni rengi..bilmiyorum özlenen bi kente gelmenin güveni...nebiliyim farklı bişeyler duymanın şaşkınlığı yada...hiç anlatamadım ne kendime ne bir diğerine eski mutsuzluklar zaten bu denli tedirgin eden hayatlarımızı yada en azından benimkini...bir diğeri gitmişken bir başkasınn yanında gözlerini kapatamamak yeniden...çocukça bi duyguyu anımsaman...ama inanmamak değil asla...kim istemeski kim sevmeski renkli şekerleri...cümlelerim eksik biliorum hep bu salak hallerim kahveyi bırakma çabamdan olsa gerek...anlatamıorum yazıorumda nekadarım anlaşılıyo bilemiyorum...iyi bi gece dilemeyi unutan birinin günaydını nasıl sıcak anlatamam...anlatmayada lüzüm yok esasen...şeftali şarabının tadını anlatmann lüzümsuzluğu gibi...geçmişi anlamaya çalışmak gibi yada elma şekerini neden sevmediğini açıklamaya çalışmak gibi...hiç bişeyi anlamlandırmak istemediğim bizamandayken yeniden aşık olupda çokfazla mutsuzluk yüklenmekten korkmak gibi...birine yağmuru armağan etmek dahasını dilemek bahçedeki mandalinaları son güne kadar toplamama kararı almak yağmurda ıslanmak hatta sırılsıklam olmak yanlızlığını farketmek güvende yada boşlukta hissetmek aslında hissizleşmek çokda düşünmemek gerek demek...söleyemediklerim anlatamadıklarım kadarım.. daha fazlası deil aslında onun gördüğü kadarım...her adımında yıkılan kentler gibi...içine batan zamanlar gibi kurulamayan cümleler çıkılamayan yolculuklar izlenemeyen filimler...ne varsa geriye kalan şimdi şuanda bir diğerine hediye etmek istemek gibi...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Birdaha asla eskisi gibi olmayacaktı artık ve biz bunun ağırlığının altında kalmış paramparça ruhlarımızla devam etmeliydik...belkide devam etmemeliydik henüz bilebildiğimiz zamanlarda değildik...ülkelerde savaşlar başlayıp biterken hala yeterince inandırıcı gelmiyordu  ölü insan vücutları...hayatımız manipüle edilmiş bi haber tadında olmaya başlamıştı...ve hiç olmadığımız kadar hırçındık artık hatanın her defansında bir diğerimizde olduğuna inanmak isteyen yanlarımız birbirinizi seven yanlarımızın çürüyor olmasını fırsat biliyordu sanki...acımasız birşeyler vardı ve biz hiç birşey yapamaz durumdaydık...birbirimizden bunca uzak yerlerdeyken biz bile hiç olmadığımız kadar acımasızlaşmıştık artık...o beklenen gün gelmiyordu dahada kötüsü gelmeyecekti de ve artık ikimizde bunu biliyorduk...yinede dilimizin ucundakiler bir diğerinden çok kendimizi fazlaca acıtacak cinsten olduğundan birtürlü çıkaramıyorduk kelimeleri...kelimeleri derleyip toplayıp düzgün cümleler kurmanın derdındeydık ...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
acıların kadını tribinden çıkamıyorum şu sıra...zaten genel halim buydu hayatım boyunca son bıkaç yılda hayvan gibi çalıştığımı saymassak acıların kadını çizgimi aşmış salon kadını iş kadını gibi daha dolgun vede seksi kadınsı kimlikler edinmeye başlamıştım ki istifama iki üç kala sevdicegim gideli 10 koca gün olmuş ve ben yeniden acıların kadını duruşuma geri dönmüş durumdayım...para üstadım paran varsa herşeyin var demektir...lakin bir aşkın olmaya bilir birde iç huzurun e esasen bana sorarsan ikisi yoksa hangi çizgide olursan ol insan olma vasfını kaybediyorsun... hadi şimdi oturup parası olan zavallı aşağılık pislik zenginleri biraz ezelim...yok yok tamamen uykusuzluktan saçmalıyorum yada çok özledim... çok özledim lan 10 koca gün...acıların kadınına bağlamamın en buyuk sebebi...dun gittik biri nerdeyse benimkadar olmak uzere 5adet su kaplunbağası aldık yetmedı benım ıkı katım kaplumbağa heykeli aldık kaplunbağa havuzumun yanına...sonra bugun gıdıp 3 adet şapşal tavsik aldık...ın...