...ki ben en çok kar yağdığında sevinirdim tüm boğazına leblebi tozu kaçan çocuklar gibi...hüzün değilde ne biliyim bi abuk aynı zamandada arkasından gelen bi subukluk var sanki üzerimde yapmam gereken onca şeyi yapmıyo olmam yetmezmiş gibi okulada gitmiyorum bu aralar...kış geldi mutluyum bi avuç dolusu sevdiğim çikolataya sahibim ve senenin ilk karı deydi yüzüme...oysa içimde biyerlerde birileri mutsuz hala..fazla düşünmemek gerek fazla üzerine gitmemek birilerine fazla anlamlar yüklememek gerek...demiş ya...çok doğru sölemiş...yapmamak gerek esasen bunları boşuna hayalkırıklıkları biriktirmemek gerek...hayat bazılarımız için gereğinden fazlaca karman çorman olabiliyo bazı zaman...bir diğeri yalanlar söylerken kendinden bile şüphelenebiliyo insan...dudaklarımda eriyen kar tanesi içimi nasıl budenli üşütürki...saçlarım ıslanınca ruhum nasıl bu denli ağırlaşırki...acırmı hala sabahlarım...hala ağzımda patlayan şekerlerin çatur çutur tadı aklımda uyumak varken canım nasılda sayfalarca kitap okumak istiyo...içime oturan filmler gibi özlediğim şehirler gibi ağzımda tadı kalan şekerler gibi aklımda kokusu kalan gibi...içime batıyo bişiler...ve kar yağıyo bu8 şehre bu günlerde...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar