...'inanmadığın bişeyi hissedemezsin ki...'demişti oysa... ve inanmışmıydım bende şimdi hatırlamıyorum...yalanda sölüyo olabilirim...çocuktuk korkusuzduk ençokta yanlızdık sanırım...msallardaki kahramanların arasında geçen bi olaydı çokda önemli diildi esasen...aşk...çilekli şekrlerin tadı kadar...herşey kumdan kalelerimiz kadar hassas deildi henüz...çocuktuk ve güçlüyduk kendi dünyalarımızda yağan şekerlerle mutluyduk yeterince...büyümek merak babalar güçlü anneler sıcak uykular tatlı masalların bize ait olduğu zamanlardı...birilerine inanmak bukadarda zor değildi...hiç bişey beklemiorum şimdilerde...uzun zamandır mektup bile almıyorum zaten...oda çok öncelede kaldı...bazen daha fazlası yada daha azı yoktur jerşey olması grektiği gibidir ve biz kabul etmek te çokdaha fazla bişey yapamayız...uyndığımda sabahın körüydü ve ben hiç bişeyin olduğu gibi olmadığını düşünebilecek kadar uyanmıştım...hiç bi şansım kalmamıştı...zaten benim hiç müzik kutum olmadı...uykum yoktu...bi adam bana masal anlatıyodu...gecenin sonyarısındaydık hatta...küpelerim kulağımı acıtıyodu ve ben hala inat ediyodum pişmanlıklar geçmişe dairdir die...bunların hepsi kahveyi bırakmaya çalışmamdan kaynaklanıyo sanırım...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar