...çok başka bi zamanda çok başka bi sabaha uyanan ve başka bi dünyada nefes alan bi adama çok yanlış bi yerde çok daha yanlış bi zamanda çokda yanlış bi şekilde aşık olmak...ve kendini öle olduğuna ve tüm bilindik yalanlara inandırmak...onun ve herkesin çabalarına rağmen bildiğin yalanlara inanmak bağlanmak daha az acır sanmak...en sonunda yapabileceğin pekde bişey kalmadığını farkedince dahasına grek duymadan geri dönmek hayatına...renkli balonları sevmek yeniden,hayaller kurmak,sergileri takip etmek,yemke yapmak istemek,aşık olabileceğine inanmak ve yanınada nefesini tutmana grek kalmıcak bi adama hemde...yeniden kendin olmak en nihayetinde kendine kalmak...sondefasını bile bile bu yalana alet olmak...bunca yetinmezlik içinde oadamla yetine bilceene innmak..budenli uzakken senn hayatından yanından kıyından köşenden senden...böle olması gerekliymiş diyip devam ediyorum şimdi okumadığım kitaplara yarım romanlarıma ve yğlı boya tablolarıma...o varlen uzaklıştığım kendime daha yakınım bu gün...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar