...gerçek biçok şeyin boşa yaşanmasına neden olur bazı zaman...boşu boşuna yaşanan mutsuzluklar...yetmeyen günler...bilmemdaha neler neler...bölesi daha güzel gibiydi durduramamk kendini,kapamak gözlerini açtığında onu görmek,ve sabahlarını avcunda tutmak onun elleri üşürken...sesinin titremesi nasıl bukadar acıtır içimi nasıl böyle özlenir biri,nasıl böle korumasız kalabilirim zırhlarımı çıkarmamışken bile...hala bana ait hissetmesken bile nasıl budenli bana dair olabilirsin anlayamıorum...susmadın ya bu sefer nasıl ışıl ışıldı ağlarken içimdeki kent...tutmasaydım kendimi saatlerce ağlardım kucağında...hayatımın 3. tekil şahsı korkuların nasıl çocuksu kocaman adam nasıl korumasız ölece üzerinde görünmez kahraman kostümün ve sen tam karşımda dakikalarca...üşüyen ellerin bide kokun var şimdi aklımda ve ben yine gidiorum...sende kalsın kalanlar bana ağırlık yapıolardı zaten...bende kalanlar bna yeter bukadarı beni mutlu eder...şimdi yenilen bizmiydik yoksa zamanmı...belkide kazanmışızdır kime ne...sağlıcakla kal sevgili...
Romantik komediye gidelim dedim kahvemin son yudumunu içerken...romantik komediye gidelimki beni böyle sabahlara kadar kaşındıran şeyleri düşünmeyeyim...lakin ilk sahneden sonraki belkide herkes için komik olan 10dakika boyunca ağlamış olmamın İnan'ın bir açıklaması var...özlemek...dünyanın en salak hallerini en keyifli şekilde yaşadığın dünyadaki tek adam dünyanın öbür ucundaysa aylardır ağlarsın...saçma sapan bi romantik komedide benim gibi gülecek şeyden çok ağlayacak şeyler bulursun...ve sonuç olarak daha fazla kaşınarak salonu terkedersin...sanırım bir son yok mutlusundan bile vazgeçmek üzereyim öylesine bir sona bile razıyım lakin...hiç varamayacağımız bir yere gitmek gibi hiç gelmeyecek haftanın 8. Gününü beklemek yada ayın 32si için plan yapmak gibi halk arasında olmayacak dua ya amin demek diye bir karşılığıda var bu durumun... Tutunacak birşeyleri olmalı insanın böylesi çok zor çok hastalıklı böylesi boğucu...hiç var olmamış bir kitabın ilk baskısını beklemek gibi...çağr...
Yorumlar