Ana içeriğe atla
bu kentin duvarlarını sokaklarını ve tümkötü binalarını boyayasım geldi bu gün...içimdeki kente elimdeki renkli balaonları salı verdiğimi insanların ençokta küçük kız çocuklarının nekadarda mutlu olduklarını varsaydım...sona yürüdüm bikaç zaman sona durup dinlendim onu gördümde görmemezlikten geldim o pastaneye uğradım dilenciye para verdim büfeden sakız aldım naneli hemde tranvaya bindim aynı şarkıyı dinledim üstüste 3kez...içimddeki kenti terketme planları kurdum insanları seyrederken...ne çok yorgun ruhum bu kente dair mutsuzluklardan ...ona bıraktım zaten ona dair tüm hatırladıklarım oda yabacı aslında tüm sokaklarına bu kentin uzak zaten kendine bile her zaman...genede onabıraktım tüm sevdiğim tarafik ışıklarını çıkmaz sokaklarını köşebaşlarını sevdiğim banklarını buşehri ona bıraktım...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bekle dedi gitti Ben beklemedim, o da gelmedi... Ölüm gibi bir şey oldu ayrılık Ama kimse ölmedi... özdemir asaf
...1hafta 3200km yol 35 saatden fazla yolculuk...hatay,maraş,antep,urfa...güneydoğunun güneşi başka doğuyormuş gerçekten...havada baharat kokuları lımon çıçeklerınınkıne karışmış ne çok dınlendı duruldu ruhum...ne zaman başladı ne zman bıttı anlamadım bıle...o gun bar sandalyesınde hakan gıdelım mı dedığınde gıdelım lan demıştım ama lafta klamasın gıdelım...gıttıkde gerçekten...ıyıkıde gıtmışız...okadar çok tatlı yedımkı butun yolculuk boyu bundan sonrakı bı 3yılı şekersız geçirebılır bunyem sanırım...hatayda 3gun yettıremedık gezmeye yer görmeye...helekı serın yolda özkan abının mısafır ağırlama şeklının bızım kafamızdakı mısafırlık ve evsahıplığı kavramlarını altust edışını hıç unutmıcam sanırım...bızım kahke ve çay bekledığımız ıkramın çok başka bışekılde gerçekleşmış olmsı şoku atlattığımız andan ıtıbaren fazlaca keyıflıydı...en son ballantınes şışesıyle titüs tunellerınde koşturuyoduk sanırım samandağ yakınlarında...hatay sınırlarındakı butun ilçelerinde kunefe yemiş olmanın haklı...